<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Taylan, Taylan Teknoloji, Teknoloji, Portal &#187; Bilgi Bankası</title>
	<atom:link href="http://www.taylanbey.com/kategori/bilgi-bankasi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.taylanbey.com</link>
	<description>.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 14:30:00 +0000</lastBuildDate>
	
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Prezervatif Nedir</title>
		<link>http://www.taylanbey.com/prezervatif-nedir.html</link>
		<comments>http://www.taylanbey.com/prezervatif-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Jan 2011 10:30:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Taylan Kızılkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Prezervatif]]></category>
		<category><![CDATA[Prezervatif Nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.taylanbey.com/?p=16100</guid>
		<description><![CDATA[Kaput, prezervatif, kılıf adlarıyla da anılan prezervatif cinsel ilişki sırasında erkek cinsel organına (penise) takılan kauçuk bir kılıftır. AIDS’in yaygınlaşmasına bağlı olarak tüm ülkelerde kullanımı artmaktadır.
Kondom gebeliği nasıl önlemektedir ?
Kondom erkek tohum hücresinin (sperm) kadın haznesine (vajen) girişini engelleyerek gebeliği önlemektedir.
Kondom`un gebeliği önlemede etkililiği nedir ?
Sürekli olarak ve her ilişkide yeni bir kondom kullanımında etkililiği %95-98’dir. Kondomun uygun saklanma sartlarında muhafaza edilmesi ve doğru kullanım şekli etkililiğini belirler.
Kondom`un gebeliği önleme dışında yararları var mıdır?

Tüm gebeliği önleyici yöntemler içinde AIDS dahil cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruculuğu en yüksek olan yöntemdir.
Kadında rahim ağzı kanserinin önlenmesine yardımcı olabilir.
Erken boşalmanın önlenmesine yardımcı olabilir.


Etkililiği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kaput, prezervatif, kılıf adlarıyla da anılan prezervatif cinsel ilişki sırasında erkek cinsel organına (penise) takılan kauçuk bir kılıftır. AIDS’in yaygınlaşmasına bağlı olarak tüm ülkelerde kullanımı artmaktadır.</p>
<h3>Kondom gebeliği nasıl önlemektedir ?</h3>
<p>Kondom erkek tohum hücresinin (sperm) kadın haznesine (vajen) girişini engelleyerek gebeliği önlemektedir.</p>
<h3>Kondom`un gebeliği önlemede etkililiği nedir ?</h3>
<p>Sürekli olarak ve her ilişkide yeni bir kondom kullanımında etkililiği %95-98’dir. Kondomun uygun saklanma sartlarında muhafaza edilmesi ve doğru kullanım şekli etkililiğini belirler.</p>
<h3>Kondom`un gebeliği önleme dışında yararları var mıdır?</h3>
<ul>
<li>Tüm gebeliği önleyici yöntemler içinde AIDS dahil cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruculuğu en yüksek olan yöntemdir.</li>
<li>Kadında rahim ağzı kanserinin önlenmesine yardımcı olabilir.</li>
<li>Erken boşalmanın önlenmesine yardımcı olabilir.</li>
</ul>
<ul>
<li>Etkililiği sağlamak için her ilişkide yeni bir kondom kullanılmalıdır.</li>
<li>Kondom`u bir kez kullandıktan sonra atınız.</li>
<li>Kondom`un ambalajını kullanacağınız zaman açınız ve cinsel ilişkiden hemen önce sertleşen erkeklik organına takınız.</li>
<li>Boşalma olmadan önce ya da sonra erkeklik organından hazne içine akabilecek az miktarda bir akıntı bile gebeliğe neden olabilir.</li>
<li>Takarken kondom`un uç kısmından parmağınızla sıkıştırınız. Boşluk kalmasına dikkat ediniz.Kalan bu 1.5 santimetre boşluk meninin toplanması içindir.</li>
<li>Kondom`u serin ve karanlık bir yerde saklayınız.</li>
<li>Başarısızlık, düzensiz ve uygun olmayan kullanıma ve kondom`un uygun koşullarda saklanmaması ya da miadının geçmesi, nedeniyle yırtılmasına bağlıdır.</li>
<li>Yedek kondom bulundurulmalı ve uygun şekilde saklanmalıdır.</li>
<li>Çiftlerin kondom ile birlikte spermi etkisiz hale getiren ilaçları (spermisit) birlikte kullanmaları halinde etkililik daha da yükselir.</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Vatandaşların prezervatif hakkında daha fazla bilgi almalarını sağlamak için bu içeriği genişlettik. Prezervatif hakkında daha fazla bilgi almak için Okumaya devam edin.</strong></span></p>
<p><strong>Prezervatif neyden üretilir?</strong></p>
<p>Doğal bir madde olan latex kauçuktan üretilir.</p>
<p><strong>Prezervatif nasıl korur?</strong></p>
<p>Cinsel ilişki sırasında erkekten atılan meni içerisindeki erkek tohum hücrelerinin kadının haznesine dökülmesini engelleyerek gebelikten korur.</p>
<p><strong>Prezervatifin olumlu yönleri nelerdir?</strong></p>
<p>Doğru kullanıldığında %97 etkilidir.</p>
<p>Eşleri cinsel ilişki ile bulaşan hastalıklardan (AIDS, frengi, bel soğukluğu gibi) korur.</p>
<p>Erkeklerin aile planlamasına katılımını sağlar.</p>
<p>Kullanmak için muayeneye gerek olmayıp, reçetesiz olarak eczane ve büyük alışveriş merkezlerinden kolayca satın alınabilir.</p>
<p>Sağlığa hiçbir zararı yoktur, her yaştaki erkekler kullanabilirler.</p>
<p><strong>Prezervatif nasıl kullanılır?</strong></p>
<p>Her cinsel ilişki için YENİ açılan bir kondom, sertleşmiş erkeklik organına, kadının haznesine HİÇ temas etmeden önce takılır. Çünkü boşalmadan önceki salgıda aktif erkek tohum hücresi bulunabilir.<br />
Kondomun ucunda meninin dolacağı rezervuarın, başparmak ve işaret parmağı arasında sıkıştırılarak havası alınmalıdır.</p>
<p>Diğer elin baş ve işaret parmakları ile kondomun kenarı penis köküne doğru yuvarlatılarak katları açılmalıdır.<br />
Kondomun kaymasıyla içindeki semenin dışarı çıkmaması için ereksiyon kaybolmadan önce, kondom parmaklarla tutularak penis hazneden dışarı çekilmelidir.<br />
Kondom bir kere kullanıldıktan sonra atılmalıdır.<br />
Yedek kondom bulundurulmalıdır.</p>
<p>Kondomu kayganlaştırmak için, herhangi bir yağ, yağlı madde veya vazelin kullanılmamalıdır. Bu maddeler bir kaç saniye içinde kondomun bozulmasına neden olur.</p>
<p>Kondom serin ve karanlık bir yerde saklanmalıdır. Sıcak yerde saklanan kondomlar bozulabilir ve kullanım sırasında spermleri sızdırabilir.</p>
<p>Kondomun ambalajı kullanılacağı zaman açılmalıdır.<br />
Her cinsel ilişkide YENİ bir kondom kullanılmalıdır.</p>
<p>Prezervatif ve Prezervatif Çeşitleri ile İlgili Teknik Bilgiler</p>
<p><strong>Rezervuar uçlu ne demektir?</strong></p>
<p>Prezervatiflerin uç kısmında huni şeklindeki küçük torbacığa rezervuar uç denir. Cinsel boşalma esnasında erkek cinsel organından dışarı salgılanan meniler bu hunide toplanır.</p>
<p><strong>Spermisid prezervatif nedir?</strong></p>
<p>Spermisid prezervatif, içeriğinde spermleri öldürücü bir krem içeren prezervatiftir.</p>
<p>Genellikle ekstra koruma isteyen kullanıcılar için önerilir.</p>
<p><strong>Geciktiricili prezervatifler nasıl işlev gösterir?</strong></p>
<p>Bu tür prezervatifler, penis ucunu uyuşturucu ve uyarılma süresini uzatıcı bir krem içerirler. Geciktirici etken madde olarak en yaygın kullanılan tür Benzocine’dir.</p>
<p>Erken boşalma gibi sorunların çözümünde geciktiricili prezervatifler doktorlar tarafından önerilmektedir.</p>
<p><strong>Meyveli prezervatiflerin özelliği nedir?</strong></p>
<p>Meyveli prezervatifler, içeriğindeki sıvıda ait olduğu meyvenin aromasını içerirler. Bu sayede prezervatif paketinden çıkarıldıktan sonra o meyveye ait kokuyu salgılarlar. Aynı zamanda çoğu meyveli prezervatif yine ait olduğu meyvenin rengindedir.</p>
<p><strong>Tırtıklı, halkalı ya da noktalı prezervatiflerin özellikleri nelerdir?</strong></p>
<p>Bu tür prezervatifler, üretilmiş olduğu maddenin kendinden desenli olması şeklinde tırtıklı, halkalı ya da noktalı hale getirilirler. Cinsel birleşme sırasında bu desenler sayesinde sürtünme oranı artar ve alınan zevk oranı yükselir.</p>
<p><strong>Ekstra ince prezervatiflerin özellikleri nelerdir?</strong></p>
<p>Prezervatifin üretildiği latex kauçuğun daha da inceltilmesiyle üretilirler. Daha ince prezervatifler cinsel birleşme sırasında hissetmeyi artıracağından daha fazla zevk alma imkanı yaratırlar.</p>
<p><strong>Ekstra kalın prezervatifler ne işe yarar?</strong></p>
<p>Daha fazla koruma isteyen tüketiciler için, üretildiği latex kauçuğun daha da kalın kullanılmasıyla üretilirler. Aynı zamanda kimi tüketicilerde hissiyatı azaltabildiği için geciktirme fonksiyonunu da üstlenirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.taylanbey.com/prezervatif-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Python &#8211; Python nedir</title>
		<link>http://www.taylanbey.com/python-python-nedir.html</link>
		<comments>http://www.taylanbey.com/python-python-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Dec 2010 11:50:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Taylan Kızılkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[python]]></category>
		<category><![CDATA[python nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.taylanbey.com/?p=15773</guid>
		<description><![CDATA[Python nedir
Python nesne yönelimli, yorumlanabilen, birimsel (modüler) ve etkileşimli bir programlama dilidir. Girintilere dayalı basit sözdizimi, dilin öğrenilmesini ve akılda kalmasını kolaylaştırır. Bu da ona söz diziminin ayrıntıları ile vakit yitirmeden programlama yapılmaya başlanabilen bir dil olma özelliği kazandırır. Modüler yapıyı, sınıf dizgesini (sistem) ve her türlü veri alanı girişini destekler. Hemen hemen her türlü platformda çalışabilir. (Unix , Linux, Mac, Windows, Amiga, Symbian). Python ile sistem programlama, kullanıcı arabirimi programlama, ağ programlama, uygulama ve veritabanı yazılımı programlama gibi birçok alanda yazılım geliştirebilirsiniz. Büyük yazılımların hızlı bir şekilde prototiplerinin üretilmesi ve denenmesi gerektiği durumlarda da C ya da C++ gibi dillere tercih [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2>Python nedir</h2>
<p>Python nesne yönelimli, yorumlanabilen, birimsel (modüler) ve etkileşimli bir programlama dilidir. Girintilere dayalı basit sözdizimi, dilin öğrenilmesini ve akılda kalmasını kolaylaştırır. Bu da ona söz diziminin ayrıntıları ile vakit yitirmeden programlama yapılmaya başlanabilen bir dil olma özelliği kazandırır. Modüler yapıyı, sınıf dizgesini (sistem) ve her türlü veri alanı girişini destekler. Hemen hemen her türlü platformda çalışabilir. (Unix , Linux, Mac, Windows, Amiga, Symbian). Python ile sistem programlama, kullanıcı arabirimi programlama, ağ programlama, uygulama ve veritabanı yazılımı programlama gibi birçok alanda yazılım geliştirebilirsiniz. Büyük yazılımların hızlı bir şekilde prototiplerinin üretilmesi ve denenmesi gerektiği durumlarda da C ya da C++ gibi dillere tercih edilir.</p>
<p>Geliştirilmeye 1990 yılında Guido van Rossum tarafından Amsterdam&#8217;da başlanmıştır. Adını sanılanın aksine bir yılandan değil Monty Python&#8217;s Flying Circus adlı programdan almıştır. Günümüzde Python Yazılım Vakfı çevresinde toplanan gönüllülerin çabalarıyla sürdürülmektedir. Python 1.0 sürümüne Ocak 1994&#8242;te ulaşmıştır. Son kararlı sürümü, 2.x serisinde Python 2.7 ve 3.x serisinde Python 3.1.2&#8242;dir. 3 Aralık tarihinden itibaren 3.x serisi yayınlanmaya başlamıştır; ancak 3.x serisi 2.x serisiyle uyumlu değildir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.taylanbey.com/python-python-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Taşınabilir Hard Disk &#8211; Taşınabilir Hard Disk nedir</title>
		<link>http://www.taylanbey.com/tasinabilir-hard-disk-tasinabilir-hard-disk-nedir.html</link>
		<comments>http://www.taylanbey.com/tasinabilir-hard-disk-tasinabilir-hard-disk-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Dec 2010 07:49:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Taylan Kızılkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[Hard disk]]></category>
		<category><![CDATA[Taşınabilir]]></category>
		<category><![CDATA[Taşınabilir hard disk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.taylanbey.com/?p=15738</guid>
		<description><![CDATA[Taşınabilir Hard Disk nedir Taşınabilir Hard disk ne işe yarar
Çevreden birçok kişi Taşınabilir hard disk adını verdiğimiz cihazı gördüğünde bu ne diyor. Bu sayfada kısaca Taşınabilir Hard Disk hakkında bilgi vereceğim.
Taşınabilir Hard Disk veri depolama cihazıdır. Nasıl bilgisayarın Hard Diskine biz bilgilerimizi depoluyorsak bilgilerimizi hard diskimizde saklıyorsak Taşınabilir hard diskte aynı işlevi görüyor. Tek farkı taşınabilir olması Diyelim benim 20.000 adet müzik arşivim var bu müzik arşivimi flash diske depolamaya kalksam alan yeterli olmayacak ama piyasadaki 500 GB&#8217;lık taşınabilir hard disk için 120 TL gibi bir ücret öderim müziklerimi aldığım harddiskin içine depolarım ve bu dosyaları istediğim zaman istediğim bilgisayarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2>Taşınabilir Hard Disk nedir Taşınabilir Hard disk ne işe yarar</h2>
<p>Çevreden birçok kişi Taşınabilir hard disk adını verdiğimiz cihazı gördüğünde bu ne diyor. Bu sayfada kısaca Taşınabilir Hard Disk hakkında bilgi vereceğim.</p>
<p>Taşınabilir Hard Disk veri depolama cihazıdır. Nasıl bilgisayarın Hard Diskine biz bilgilerimizi depoluyorsak bilgilerimizi hard diskimizde saklıyorsak Taşınabilir hard diskte aynı işlevi görüyor. Tek farkı taşınabilir olması Diyelim benim 20.000 adet müzik arşivim var bu müzik arşivimi flash diske depolamaya kalksam alan yeterli olmayacak ama piyasadaki 500 GB&#8217;lık taşınabilir hard disk için 120 TL gibi bir ücret öderim müziklerimi aldığım harddiskin içine depolarım ve bu dosyaları istediğim zaman istediğim bilgisayarda kullanırım. Taşınabilir hard disk daha çok verilerinin boyutu çok büyük olan kullanıcıların tercihidir boyutu büyük olan dosyaları bilgisayarda tutmak yerine taşınabilir harddiskte tutmak daha akıllıcadır bu bilgilere istediğiniz bilgisayarda ulaşmanız mümkündür büyük boyutlu dosyaların kopyalanması zaman alan birşeydir. Taşınabilir Harddiskte bulunan dosyayı istediğiniz bilgisayarda açın kullanın rahatça&#8230; İşte Taşınabilir hard disk böyle birşeydir. Umarım aydınlatıcı olmuştur. Sormak istedikleriniz varsa beklerim&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.taylanbey.com/tasinabilir-hard-disk-tasinabilir-hard-disk-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Satanist ve Satanizm nedir Satanist ve Satanizm hakkında bilgi</title>
		<link>http://www.taylanbey.com/satanist-ve-satanizm-nedir-satanist-ve-satanizm-hakkinda-bilgi.html</link>
		<comments>http://www.taylanbey.com/satanist-ve-satanizm-nedir-satanist-ve-satanizm-hakkinda-bilgi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Nov 2010 07:46:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Taylan Kızılkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[Satanist]]></category>
		<category><![CDATA[Satanist nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Satanizm]]></category>
		<category><![CDATA[Satanizm nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.taylanbey.com/?p=15372</guid>
		<description><![CDATA[Bu sayfadaki bilgiler sadece sizi bilgilendirmek amaçlıdır. Sadece bilginiz olması açısından yayınlanmıştır. Kesinlikle Satanizm yollarına başvurmayınız.

Satanizm, şeytanı veya şeytan simgesini yücelten ve bazı mezheplerinde şeytana tapmayı emreden öğretimdir. Satanistler ise Satanizm yolunda (kötü yolda) gidenlerdir.
LaVeyan Satanizm gibi kimi türlerinde, Tanrı&#8217;nın ya da Şeytan&#8217;ın varlığına inanılmaz; ancak Şeytani değerler yüceltilir. Özel olarak Hıristiyanlığa genel olarak da bütün dinlere karşı alternatif din olarak ortaya çıkan, geçmişi oldukça eskiye dayanmasına rağmen yakın zamandan itibaren yeni bir din hüviyetine bürünen önemli bir harekettir.
Kelime olarak şeytana inanma, tanrı diye tapınma anlamına gelen satanizm; şeytana tapınma faaliyeti adı altında Yahudi-Hıristiyan geleneğine Yahudi-Hıristiyan din tahakkümüne ve özellikle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #ff0000;">Bu sayfadaki bilgiler sadece sizi bilgilendirmek amaçlıdır. Sadece bilginiz olması açısından yayınlanmıştır. Kesinlikle Satanizm yollarına başvurmayınız.</span></strong></p>
<p><img class="alignleft" src="http://s.azbuz.com/uploads/images/31/72/5000000003172037.gif" alt="satanizm" /></p>
<p>Satanizm, şeytanı veya şeytan simgesini yücelten ve bazı mezheplerinde şeytana tapmayı emreden öğretimdir. Satanistler ise Satanizm yolunda (kötü yolda) gidenlerdir.</p>
<p>LaVeyan Satanizm gibi kimi türlerinde, Tanrı&#8217;nın ya da Şeytan&#8217;ın varlığına inanılmaz; ancak Şeytani değerler yüceltilir. Özel olarak Hıristiyanlığa genel olarak da bütün dinlere karşı alternatif din olarak ortaya çıkan, geçmişi oldukça eskiye dayanmasına rağmen yakın zamandan itibaren yeni bir din hüviyetine bürünen önemli bir harekettir.<br />
Kelime olarak şeytana inanma, tanrı diye tapınma anlamına gelen satanizm; şeytana tapınma faaliyeti adı altında Yahudi-Hıristiyan geleneğine Yahudi-Hıristiyan din tahakkümüne ve özellikle de Hıristiyanlığa karşı başlatılan bir reaksiyonun adı olmuştur. Buna &#8220;Modern Protesto Hareketi&#8221; demek de mümkündür. Bu hareket, başta Hıristiyanlık omak üzere, bütün dinlere ve dinlerin ortaya koymuş olduğu kutsal değerlere karşı bir başkaldırıyı temsil eder. Dolayısıyla, başta İngiltere, Fransa, ve Almanya olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinde, özellikle de Amerika&#8217;da ortaya çıkan, oradan diğer ülkelere yayılan Satanizm; Şeytanın en önemli özelliği olan muhalefet ve başkaldırıyı esas alarak, dinin ve dinî olan herşeyin karşısında, fakat şeytanın ve onun temsil ettiği şeyin yanında yer alma hareketidir.</p>
<p><strong>Teistik Satanizm Nedir</strong></p>
<p>Teistik Satanizmin genel kabül görmüş sembolü.</p>
<p>Bilinen en köktenci satanizm türüdür. Radikal satanizm olarak da adlandırılır. Bu dini benimseyen ve sempati duyan şahıslar, canlı ve cansız alemde yegane gücün şeytanda olduğuna inanırlar. Teistik satanistlerde, bir kişinin ne kadar çok kötülük yaparsa, şeytana o kadar yakın olacağına ve derecesinin de o alanda büyük olacağına yönelik genel bir kanı vardır. Şeytana yakın olanın ise cehennemde fazla ceza çekmeyeceğini ve şeytanın hizmetinde zebanilik yapacağını öngörürler. Bunun yanı sıra, teistik satanizmde, kökü oldukça geçmişe uzanan bir kurban ve kara büyü geleneğine de rastlanmaktadır.<br />
Teistik satanizm, tarihte kara büyücülük ve cadılıkla aynı şey olarak algılanmıştır. Özellikle ortaçağ hıristiyan dünyasında, cadıların birer şeytanî varlık olarak algılanması sonucu, literatüre &#8220;cadı avı&#8221; olarak geçmiş, pek çok kadın kıyımı yaşanmıştır. Teistik Satanizm&#8217;in günümüzde Lusiferizm gibi yaygın türleri mevcuttur.</p>
<p><strong>Lusiferizm Nedir</strong></p>
<p>Kendilerini, Şeytan&#8217;ın en seçkin topluluğu olarak gören ve gizliliğe önem vermeleri nedeniyle günümüzde de ne tür törenler ve etkinlikler yaptıklarına dair çok fazla bilgi bulunmayan bir teistik satanizm mezhebi&#8230; Bir takım sembollere şeytanî vasıflar ve anlamlar yüklemeleri, sembolcülüğe önem verdiklerini göstermektedir. Eski Mısır, Eski Roma ve Eski Yunan uygarlıklarında izlerine rastlanmaktadır.</p>
<p><strong>Ateistik/Deistik Satanizm nedir</strong></p>
<p>Ateistlik bir din değildir. Bilimsel olmayan hiçbir doğa üstü güce inanmamaktır. Bu bağlamda satanizmede, diğer dinlerede aynı gözle bakar. İspatlanmamış iddiaları reddetmek için delil gerekmez. Ateizm ispatlanmamış iddiaları reddeder. Satanizmide, müslümanlığıda, hıristiyanlığıda, museviliğide. Tüm mistik inançları reddeder. Ateizmin adının ne satanizmle, ne de bir başka dinle birlikte anılması büyük bir yanılgıdır.</p>
<p><strong>LaVeyan Satanizm Nedir</strong></p>
<p><strong>Şeytan Kilisesi&#8217;nin Kurucusu.</strong></p>
<p>&#8220;Modern Satanizm&#8221; diye de adlandırılan LaVeyan Satanizm, Anton Szandor LaVey tarafından kurulan ve organize bir teşkilat haline getirilen Satanist grubun adıdır.</p>
<p>LaVey, 1966&#8242;da San Fransisko&#8217;da Şeytan Kilisesi&#8217;ni (The Church of Satan) kurmuş ve onun başrahibi olmuştur. LaVey, organize faaliyetlerinin çoğunu kilise mensupları dışındakilere çevirmiş ve kitaplar yazmaya başlamıştır. İşte bu tür faaliyetlerinin bir sonucu olarak Şeytan İncili (The Satanic Bible) 1969 yayınlanmış, onu 1972&#8242;de Satanist Törenler (The Satanic Rituals) takip etmiştir. Üçüncü kitabı The compleat Witch ise Avrupa&#8217;da basılmıştır.<br />
LaVey&#8217;in kurucusu olduğu bu Satanist grubun temel hedefi, özel olarak Hıristiyanlığa fakat genel olarak bütün dinlere karşı &#8220;alternatif bir din&#8221; oluşturmaktır. Satanist akımlar içerisinde kilisesi, yazılı törenleri, bayram günleri, din adamları olan ve organize bir din sayılan tek akım Laveyan Satanizm&#8217;dir. Şeytani İncil, Şeytan Kilisesi, ters haç gibi önemli LaVey öğretisinde rastlanan kavram ve ritüellerin Hıristiyanlıkta doğrudan karşıtları vardır.<br />
Gençler arasında işkence yapmak, kedi kanı içmek gibi orgilere&#8217;de alet edilebilmekle beraber modern Laveyan rit&#8217;inde mum vb.semboller harici&#8217;nde canlı kurban uygulanmamaktadır. Temelinde bir şekilde kötülerin yani zekilerin kazanacağını ve en iyi olanın galip geleceğini iddia eden, aykırı fakat sınırları olan bir felsefedir. Şeytan ayetleri kitabında Lavey çıkar ve ego&#8217;yu en ön planda tutmuştur. Satanist incilde önemli bir ayet &#8220;lüzumsuz kötülük yapmak çıkarlara aykırıdır&#8221; maddesiyle vurgulanarak kriter olarak yorumlanmıştır. LaVey, kendisine yöneltilen; &#8220;Eğer doğa kanunlarına göre yaşamak için öldürmek en uygunuysa, niçin öldürmeyeyim?&#8221; sorusuna, &#8220;Öyleyse dene&#8221; yanıtını vermiştir.<br />
LaVey&#8217;e göre sahte dinler esasında Tanrı-Baphomet&#8217;in öcü üzerine kurulduğundan saygı gösterilmelidir. LaVey akımın sempati duyduğu ve lusiferizmle özdeştirdiği diğer bir kavram &#8220;Her iyiliğin içinde biraz kötülük; her kötülüğün içinde biraz iyilik&#8221; kuramına dayanan Ying Yang öğretisidir. LaVey felsefesi; yaşamdan keyif alabilmek, yaratıcılık, özgüven, bağımsızlık, kendine saygı, sadece karşılıklı cinsellik, güçsüzlerden çalmamak, yemeğini çalmayan hayvanlara ve çocuklara zarar vermemek, zeka ve entellektualite gibi satanik etikleri (nezaket, güven, intikam ve varoluş) savunmuş olmasına karşın genellikle ön yargı, yanlış anlamalar ve öznel uygulamalar sonucu kaotik olarak kabul edilmiştir.</p>
<p><strong>Sembolik Satanizm Nedir</strong></p>
<p>Özünde materyalist bir yaklaşım tarzıdır. Şeytan&#8217;a sadece sembolik olarak inanılır. Bu akımın temsilcileri, egemen ahlak sisteminden bağımsızlaşmak için şeytanî semboller kullanırlar. Temsilcileri için şeytan sembolü, insanlığın kurtuluşu ve güçlenişi yolundaki en ilham verici örneklerden biri olarak algılanır.</p>
<p><strong>1960&#8242;lı Yıllarda Satanizm Nasıldı</strong></p>
<p>Anton LaVey, 1960&#8242;ların sonunda hippilikten ve Hıristiyanlığın monoton ahlakî değerlerinden sıkılan bireyler için, sosyal Darwinizm ideolojisini ve pozitif düşünceyi, anlaşılabilir bir forma sokarak yeni bir yol oluşturmayı hedefleyerek, 1966 yılında californiya&#8217;da, &#8216;Church of Satan&#8217; (Şeytan Kilisesi)&#8217;ni kurduğunu açıkladı.</p>
<p>Hıristiyanlığa karşı çıkan ve önce Magic Circle (Büyülü Halka) diye bir grup oluşturan LaVey, içinde dokuz Şeytanî ilkenin yer aldığı Şeytanî İncil&#8217;i yazdı. Ona göre Satanizm&#8217;deki temel hususlar, belli bir dine ve dinî ekole ait olmama ve insanın fizikî veya zihnî yapısından zevk almadır. Şeytan, insanın bir tür hayvan olduğu düşüncesini ve dinlerin günah dediği şeyi temsil eder. Dolayısıyla Laveyan Satanizm, dinî ve ahlâkî her şeye karşı çıkma ve bunların tersini yapma esasına dayanır.</p>
<p>Satanizmin kurumsal anlamda varlığını en doruk noktasına ulaştırdığı dönem 1960&#8242;yı yıllar olarak kayda geçmiştir. Özellikle bu öğretinin, sinema, müzik ve medya tarafından çeşitli şekillerde işlenmiş olması da o yıllarda Satanizm&#8217;e en popüler çağını yaşatmıştır. Örneğin; Anton Szandor LaVey&#8217;in senaryo danışmanlığını yaptığı ve ilk ciddi Satanizm içerikli sinema filmi olan &#8220;Rosemary&#8217;nin Bebeği&#8221;, 1968 yılında çekilmiştir.</p>
<h2>Satanizmin 9 büyük bildirisi</h2>
<div id="_mcePaste">1- Satanizme göre insan kendini sakınmamalı istediğini yapmalıdır.</div>
<div id="_mcePaste">2- Satanizm ruhsal umutlar yerine var oluşu savunur.</div>
<div id="_mcePaste">3- Satanizm nankör insanlar için vakit harcamaktansa hak edenlere incelik göstermeyi emer.</div>
<div id="_mcePaste">4- Satanistler kendilerine vuranlara diğer yanaklarını uzatmaktansa intikam almayı emer.</div>
<div id="_mcePaste">5- Satanizm vampir olmak için vakit harcamaktansa daha gerçekçi sorumluluklarını yerine getirmek gerektiğini savunur.</div>
<div id="_mcePaste">6- Satanizm tüm dinlerde günah diye dayatılan şeylerin duygusal ve zekasal zevkten ibaret olduğunu savunur.</div>
<div id="_mcePaste">7- Şeytan kilisenin en sadık dostudur.</div>
<div id="_mcePaste">8- Satanizme göre insanlar hayvanlardan bazen iyi ama çoğunlukla kötülük yapan canlılardır.<br />
9- Satanizm &#8216;e göre insan kendini kandırmamalı aklıyla olduğu gibi gözükmelidir.</div>
<h2>Satanizm 9 büyük bildirisi</h2>
<p>Satanizme göre insan çekinmemeli istediğini yapmalıdır. Satanizm ruhsal umutlar yerine var oluşu savunur. Satanizm nankör insanlar için vakit harcamaktansa hak edenlere incelik göstermeyi emer. Satanistler kendilerine vuranlara diğer yanaklarını uzatmaktansa intikam almayı emer. Satanizm vampir olmak için vakit harcamaktansa daha gerçekçi sorumluluklarını yerine getirmek gerektiğini savunur.Satanizm tüm dinlerde günah diye dayatılan şeylerin duygusal ve zekasal zevkten ibaret olduğunu savunur. Şeytan kilisenin en sadık dostudur. Satanizme göre insanlar hayvanlardan bazen iyi ama çoğunlukla kötülük yapan canlılardır. Satanizm &#8216;e göre insan kendini kandırmamalı aklıyla olduğu gibi gözükmelidir.</p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif; line-height: normal; font-size: 12px;"></p>
<div><span style="color: red;"><strong>SATANİST AHLAK</strong></span></div>
<p>Buraya kadar üzerinde durduğumuz gibi satanizm, her türlü dini ve ahlaki değeri reddeden, İlahi dinleri hatırlatacak her türlü olguya karşı çok büyük bir düşmanlık duyan, din ahlakında belirtilen her türlü güzel özelliğin tam tersini yapmayı kendine hedef edinen ve bunları yaparken de şeytana kulluk ettiğini iddia eden bir sapkın öğretidir. Satanistler, İslam, Hıristiyanlık ve Yahudilik gibi İlahi dinlerde emredilen sevgiye, şefkate, doğruluğa, dürüstlüğe, sevgiye dayanan; yalan söylemeyi, hırsızlığı, öldürmeyi, insanlara zarar vermeyi yasaklayan ahlaka tamamen karşıdırlar. Satanizm hak dinlerdeki tüm günahları işlemeyi sözde bir yücelik, bir tür üstünlük olarak görür, bu nedenle de taraftarlarını bu günahları işlemeye teşvik eder. Bu sapkın öğretiye göre asıl olan, kin, öfke, intikam gibi duygularda ve kötülükte sınır tanımaz olmaktır.<br />
Kuran&#8217;da şeytanın peşinden giden kişilerin durumu &#8220;&#8230; şeytan onu peşine takmıştı. O da sonunda azgınlardan olmuştu.&#8221; (Araf Suresi, 175) şeklinde bildirilir. Diğer bir deyişle bu kişiler, şeytanla birlik olmanın sonucunda nefislerinin esiri olmuşlardır ve yaşamları her türlü aşırılık ve azgınlıkla doludur. Ayetlerde şeytanla ilişki içine giren insanların özellikleri şu şekilde haber verilir:<br />
Şeytanların kimlere inmekte olduklarını size haber vereyim mi? Onlar, &#8216;gerçeği ters yüz eden,&#8217; günaha düşkün olan her yalancıya inerler. Bunlar (şeytanlara) kulak verirler ve çoğu yalan söylemektedirler. (Şuara Suresi, 221-223)<br />
Sürekli şeytana kulak veren ve şeytanın ahlakını yaşayan satanistler, cehennem hayatını da bir tür ideal model olarak değerlendirmektedirler. Bu nedenle satanistlerin yaşadıkları yerler karanlık ve izbedir. Estetik anlayışları cehennemin vahşetini ve dehşetini andıracak şekilde, kan ve şiddetin görüntüsü üzerine kuruludur. Özlemini duydukları toplum yapısı da, bu ahlakın bir gereği olarak, cehennem halkının yaşayacağı bir yapıdır. Satanist ahlakın yaşanması durumunda kimsenin kimseyi gerçekten sevmediği, kimsenin kimseye güvenmediği, hayatın her alanında tedirginliğin ve dehşetin yaşandığı, ihanetin ve vefasızlığın hakim olduğu, fuhşun, hırsızlığın, adam öldürmenin, işkencenin, katliamların ve binbir türlü suçun yaygın olarak görüldüğü, mutsuzluğun ve ümitsizliğin tüm insanları kapladığı bir toplum ortaya çıkacaktır.<br />
Bu noktada satanistlerin yanıldıkları önemli bir konu daha vardır. Satanistler cehennemi istediklerini söylediklerinde bu, onların cehennemin nasıl bir yer olduğunu bilmemelerinden, cehennemi zihinlerinde tam anlamı ile canlandıramıyor olmalarından kaynaklanır. Allah Kuran&#8217;da bize cehennemin nasıl korkunç ve dehşet verici bir yer olduğunu detayları ile bildirmiştir. Cehennem o kadar dehşetli bir yerdir ki, cehennemi gören, hatta uzaktan uğultusunu duyan insanlar ondan korunabilmek için yalvarıp yakarmaya başlarlar. Cehennem azabını tadan kimseler, Rabbimize, kendilerini cehennemden çıkarması için yalvarırlar. Eğer kendilerine imkan verilirse, dünya hayatında işledikleri suçları bir daha asla işlemeyeceklerine yemin ederler. Ancak o gün artık pişman olmak için çok geçtir. Ayetlerde şu şekilde buyrulmuştur:<br />
(Ateş,) Onları uzak bir yerden gördüğünde, onlar bunun gazablı öfkesini ve uğultusunu işitirler. Elleri boyunlarına bağlı olarak, sıkışık bir yerine atıldıkları zaman, orada yok oluşu isteyip-çağırırlar. Bugün bir yok oluşu çağırmayın, birçok (kere) yok oluşu isteyip-çağırın. (Furkan Suresi, 12-14)<br />
Ateşin üstünde durdurulduklarında onları bir görsen; derler ki: &#8220;Keşke (dünyaya bir daha) geri çevrilseydik de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasaydık ve mü&#8217;minlerden olsaydık.&#8221; (Enam Suresi, 27)</p>
<div><img class="resizeimage" style="max-width: 698px;" src="http://www.satanizmtehlikesi.com/res/19.jpg" border="0" alt="" /><br />
&#8230;şeytanın adımlarını izlemeyin. Gerçekte o, sizin için apaçık bir düşmandır.O, size yalnızca, kötülüğü, çirkin-hayasızlığı ve Allah&#8217;a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder. (Bakara 168-169)</div>
<p>Peki bir insan nasıl olur da böyle bir yaşamın ideal yaşam tarzı olduğuna inanır? Bu sorunun cevabı ise, satanistlerin hayata bakış açılarında saklıdır:<br />
1. Satanistler hiçbir şeye ve hiç kimseye karşı sorumlu olmadıklarına inanırlar. Hiç kimsenin kendilerine doğruları gösteremeyeceğini, kendi doğrularına ancak kendilerinin karar verebileceklerini iddia ederler. (Oysa onlar da şeytanın ilhamıyla karar vermektedirler.) Bir satanist için tek sorumluluk kendi nefsine karşıdır. Bu nedenle de nefsinin her türlü saptırıcı emrini yerine getirir. Yalandan, kin tutmaktan, intikam almaktan, insanlara ve kendine zarar vermektan hoşlanır. Fiziksel olarak pis, izbe, cehennem benzeri ortamlardan zevk alır. Basına yansıyan satanist toplantı yerleri ve ayinler, satanist müzik yapan grupların fiziksel görünüşleri, satanist ahlakın önemli yansımalarındandır. Satanistlerin bu tarz bir hayattan zevk almaları, pisliği, vahşeti, şiddeti ve izbeliği tercih etmeleri de Allah&#8217;ın bir ayetidir. Allah Enam Suresi&#8217;nde &#8220;&#8230; şeytan onlara yapmakta olduklarını çekici (süslü) gösterdi.&#8221; (Enam Suresi, 43) şeklinde buyurmaktadır. Yani şeytan onlara bu yaptıkları pislikleri güzel ve çekici göstererek, onları büyük bir yanılgıya düşürmekte, bu şekilde onları Allah&#8217;ın yolundan uzaklaştırmaktadır.<br />
2. Satanizm nefsin tatmini üzerine kuruludur. Zaten nefisten kasıt da şeytanın emirlerini yerine getirmek, bu şekilde onu razı etmektir. Sadece nefislerinin isteklerine göre yaşamak istediklerini ve bunu da &#8216;bir özgürlük&#8217; olarak gördüklerini ifade eden satanistler için, uyuşturucu, alkol, fuhuş, hırsızlık gibi ahlaksızlıklar bir yaşam şekli halini almıştır. Basında yer alan haberlerde de gördüğümüz gibi bu ahlaksızlıklar çoğu zaman daha ileri boyutlarda da yaşanmaktadır. Örneğin satanistler tecavüz, küçük çocuklara yönelik cinsel tacizler, çeşitli hayvanların eziyet edilerek katledilmesi, kendi kanlarının ya da katlettikleri hayvanların kanlarının içilmesi gibi iğrençlikleri adeta gurur içinde açıklarlar. Aynı mantıkla cinayeti de meşru görürler. Allah&#8217;ın Bakara Suresi&#8217;nde bildirdiği gibi, şeytan onlara &#8220;&#8230; çirkin hayasızlığı&#8230;&#8221; (Bakara Suresi, 268) emretmekte, onlar da bu emri kayıtsızca yerine getirmektedirler. Allah insanları şeytanın kandırmacalarına karşı Nur Suresi&#8217;nde de şu şekilde uyarır:<br />
Ey iman edenler, şeytanın adımlarına uymayın. Kim şeytanın adımlarına uyarsa, (bilsin ki) gerçekten o (şeytan) çirkin utanmazlıkları ve kötülüğü emreder. Eğer Allah&#8217;ın üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı, sizden hiçbiri ebedi olarak temize çıkamazdı. Ancak Allah, dilediğini temize çıkarır. Allah, işitendir, bilendir. (Nur Suresi, 21)</p>
<div><img class="resizeimage" style="max-width: 698px;" src="http://www.satanizmtehlikesi.com/res/26.jpg" border="0" alt="" /><br />
Satanistlerin cehennemi istediklerini söylemeleri, cehennemin nasıl dehşetli bir yer olduğunu gereği gibi düşünemiyor olmalarından kaynaklanmaktadır.</div>
<p>3. Satanistlerin en belirgin özelliklerinden biri de isyankar karakterleridir. Onlar başta din ahlakı olmak üzere, toplumun düzenini oluşturan her türlü kurala karşıdırlar. Zaten kuralların yıkılmak üzere yapıldığını birbirlerine telkin ederler. Bu isyanları aile içinde başlar, okulda, arkadaş çevrelerinde devam eder. Hiçbir kurala uymak istemez, her zaman sorun çıkaran, problemli kişiler olurlar. Şeytanın en önemli özelliğinin isyan olduğunu, kendilerinin de isyancı kimlikleriyle tanınmaları gerektiğini ifade ederler.<br />
Şeytan, insan nefsindeki nefret, intikam, hırs, öfke, şiddet ve şehvet gibi duyguları, bu insanlara kendi yolunda hizmet ettirmek için kullandırır. Allah Meryem Suresi&#8217;nde, &#8220;Görmedin mi, Biz gerçekten şeytanları, kafirlerin üzerine gönderdik, onları tahrik edip kışkırtıyorlar.&#8221; (Meryem Suresi, 83) şeklinde bildirmekte, şeytanın Allah&#8217;ın zikrinden uzak olan inkarcıları &#8217;sürekli kışkırtıp&#8217;, kötülüğe sevk ettiğini haber vermektedir. Günümüz satanizminin kurucusu olarak kabul edilen Anton LaVey de, Satanic Bible (Şeytan İncili) adlı kitabında satanizmin temel prensiplerini aktarırken, takipçilerine kötülüğü diledikleri gibi yaşamaları ve yaymaları için telkinde bulunmaktadır. Hatta kendisi ile yapılan bir röportajda LaVey, &#8220;Kanunların kesin olarak çiğnenmek için yapıldığını hissediyorum&#8230; Sokakta birini soymakta hiçbir yanlışlık görmüyorum&#8221; demektedir.36 LaVey&#8217;in bu sözlerini, kitabın ilk bölümünde üzerinde durduğumuz Sosyal Darwinist yaklaşımla açıklamak mümkündür. Çünkü satanizm materyalist ve Darwinist bir öğretidir ve bu düşünceye göre şiddet, tabiatın kendisinde vardır, kaçınılmazdır. Bu saçma inanışa göre insanın doğasında zaten var olan şiddet, sınırsızca yaşanmalı, insan kendine hiçbir sınırlama getirmemelidir. Bu şiddeti engellemek ya da önlemeye çalışmak insanın doğasına aykırıdır ve bunu engellemek mümkün değildir. İşte bu nedenle de insan ve toplum düşmanı olan satanizm insanlığa büyük bir kaos ve sonucunda da şiddetli bir yıkım getirir.</p>
<div><img class="resizeimage" style="max-width: 698px;" src="http://www.satanizmtehlikesi.com/res/44.jpg" border="0" alt="" /><br />
Üstelik doğada satanistlerin öne sürdükleri gibi sürekli bir çatışma yoktur. Canlıların yavrularının hayatta kalmalarını sağlayabilmek veya kendi topluluklarının bireylerini koruyabilmek için gösterdikleri fedakarlıklar olağanüstüdür. Bu fedakarlıklar çoğu zaman satanistler ve Darwinistler tarafından göz ardı edilmektedir. Satanistlerin çatışmayı zaruretmiş gibi göstermeleri büyük bir yalandır. İnsanlar ve toplumlar varlıklarını çatışarak değil, dayanışma ile, hep birlikte davranarak sürdürürler. Çatışma ve şiddet ise o toplumun sonu demektir.</div>
<p>4. Satanizm, Sosyal Darwinist düşüncenin bir gereği olarak, zayıflara, ihtiyaç içinde olanlara ve yaşlılara saygı ve merhamet duymaz. Onları ortadan kaldırılması gereken &#8216;parazitler&#8217; olarak değerlendirir. Sevgi, şefkat, merhamet ve fedakarlık gibi hasletleri bir zayıflık olarak nitelendirir. Bu güzel özelliklerin din ahlakını akla getirmesi satanistlerde çok büyük bir rahatsızlık meydana getirir. Satanistlere göre, insan yaşamını sürdürebilmek ve ayakta kalabilmek için her türlü kötülüğe başvurabilir. Satanizm tüm bunları meşru görür. Bunun gerekçesi, daha önce de üzerinde durduğumuz gibi, Darwinist görüşün bir neticesi olarak &#8216;hayatın vahşi bir arena&#8217; olduğu ve sadece güçlü olanların yaşayabileceği yönündeki yanlış anlayıştır. Satanizmdeki saldırgan ve zalim karakterin özünde de bu anlayış yatmaktadır. Bu nedenle de satanizm toplum yararını ve insanlığın faydasını kesinlikle hesaplamaz, bireysellik üzerine kuruludur. &#8220;Eğer bir şey sana fayda sağlıyorsa bunu yap, eğer sana değil başkasına fayda sağlıyorsa bunun için çaba sarf etme&#8221; yaklaşımını savunur. Bu yaklaşımın sonucu ise bencil, insafsız, insaniyetsiz, zalim ve acımasız kişilerden oluşan bir toplumdur. Anton LaVey&#8217;in aşağıdaki sözlerle dile getirdiği ideal toplum düzeni, satanizmin savunduğu acımasızlığı vurgulaması açısından oldukça dikkat çekicidir:</p>
<div><img class="resizeimage" style="max-width: 698px;" src="http://www.satanizmtehlikesi.com/res/79.jpg" border="0" alt="" /><br />
Şeytan insanları sürekli kötülüğe ve isyana sevk eder. Bu nedenle şeytanın etkisi altına giren insanlar, hiçbir kurala uymak istemez, her zaman sorun çıkaran, problemli kişiler olurlar.</div>
<p>İdeal olarak hiçbir kuralın ve düzenin olmaması lazım ki onun sayesinde av olanlar av olacaklarını bilecekler ve avcılar da avcı olacaklarını bilecekler. İşte tüm mesele bu. İnsanların, yani bu dünyanın insan hayvanlarının biraz daha fazla bilince sahip olmaları, insanlığın bir parça gelişebilmesinde ya da bir parça ilerlemesinde büyük bir rol oynayacağını düşünüyorum&#8230;.37<br />
LaVey&#8217;e göre bir tür hayvanlar güruhu olan toplumda, hiçbir kural ve hiçbir düzen olmamalıdır. Toplumu &#8216;avlananlar&#8217; ve &#8216;av olanlar&#8217; olarak iki sınıfa ayıran LaVey&#8217;in öngördüğü bu hayat stilinde, toplum içindeki her türlü ilişkiyi de avlanmak kavramı belirleyecektir, tıpkı vahşi bir arenada yaşanıyormuş gibi&#8230;<br />
Hiçbir kuralın tanınmadığı bu toplumda düzenin nasıl sağlanacağı ise satanizmin vahşi yüzünü gösteren bir başka örnektir. Türkiye&#8217;de faaliyet gösteren satanist bir klan lideri, satanizmin bu konudaki yorumunu şöyle açıklamaktadır:<br />
.. Bu kural (ne istiyorsan onu yap kuralı), 18. yüzyıl başından beri yavaşlamış olan insan evrimini hızlandırabilir. Çünkü tamamıyla özgür bırakılan insan acıyı tattığı takdirde, herhangi bir baskı olmadan kendi kendini kısıtlayacaktır.38<br />
Aslında satanistlerin söz konusu kural ve kanun düşmanlıkları çok akılsızcadır, çünkü kuralsız ve kanunsuz bir toplum onların da aleyhine olacaktır. Toplumların varlığını devam ettirmeleri için zorunlu olan huzur ve istikrar devletin varlığı ve devletin koyduğu kanunların uygulanması ile sağlanır. Din ahlakı da devlete itaati gerektirir. İnsanların diğerlerine karşı acımaksızın suç işledikleri bir toplum yapısında, bu yapıyı akılsızca savunan satanistler de &#8220;av&#8221; haline gelecek ve acı çekeceklerdir.</p>
<div><img class="resizeimage" style="max-width: 698px;" src="http://www.satanizmtehlikesi.com/res/89.jpg" border="0" alt="" /><br />
Satanistlerin en büyük yanılgılarından biri de, sevgi, şefkat, merhamet ve fedakarlık gibi güzel özellikleri bir zayıflık olarak nitelendirmeleridir. Bu güzel özelliklerin din ahlakını akla getirmesi satanistlerde çok büyük bir rahatsızlık meydana getirir. Oysa Allah insan ruhunu bu güzelliklerden zevk alacak şekilde yaratmıştır.</div>
<p>Tarih bunun örnekleri ile doludur. Terörü ve kan dökmeyi savunan herkes, sonunda o terörün ve şiddetin hedefi haline gelir. Fransız Devrimi&#8217;nde on binlerce insanı giyotine gönderen Jakoben liderlerin hepsinin, sonunda kendi başlarını da giyotine teslim etmeleri gibi&#8230; Satanistler de, savundukları bu mantıksız görüşlerle, hem dünyaya hem de kendilerine yıkım getirecek bir felaketi körüklemektedirler.<br />
5. Kibir ve büyüklenme satanizmde teşvik edilen ve mutlaka sahip olunması gereken özelliklerdir. Bu nedenle de satanistler kendileriyle aynı görüşü paylaşmayan tüm insanları saf ve aptal olarak nitelendirir, en zeki, en mantıklı, en uyanık ve en başarılı olarak kendilerini görürler. Halbuki arzu ettikleri bu büyüklük tutkusuna, &#8220;&#8230; onların göğüslerinde kendisine ulaşamayacakları bir büyüklük (isteğin)den başkası yoktur.&#8221; (Mü&#8217;min Suresi, 56) ayetinde de buyurulduğu gibi, hiçbir zaman ulaşmaları mümkün değildir. Bu tip batıl akımlara uyarak büyüklüğe ulaşacaklarını sananlar daha en baştan kaybetmeyi ve hor kılınmayı kabul etmişlerdir. İzzeti, itibarı bu sapkın öğretide arayanlar çok büyük bir yanılgı içindedirler. Çünkü gerçek izzet ve onur ancak Allah katındadır.<br />
Allah&#8217;a samimi bir kalple kendilerini teslim eden, iman yolunun tek kurtuluş olduğunu bilen, hayatlarının her anını en güzel ahlakı göstererek geçirme konusunda kararlı olanlar bu izzet ve şerefe sahip olan müminlerdir. Allah iman edenleri Kuran&#8217;da şöyle müjdelemektedir:<br />
İman edip salih amellerde bulunanlar ise; işte onlar da, yaratılmışların en hayırlılarıdır. Rableri katında onların ödülleri, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan Adn cennetleridir. Allah, onlardan razı olmuştur, kendileri de O&#8217;ndan razı (hoşnut, memnun) kalmışlardır. İşte bu, Rabbinden &#8216;içi titreyerek korku duyan kimse&#8217; içindir. (Beyyine Suresi, 7-8)<br />
Satanizmin insanı götürdüğü korkunç son<br />
Satanizm dendiği zaman insan aklına gelen şeyler, şeytani ayinler, şeytana adanan hayvanların katledildiği törenler, kara büyü ve kan içme gibi insan tahayyülünü zorlayan sapkınlıklardır. Şeytani ayinler satanizmin ayrılmaz bir parçasıdır. Her ne kadar şeytani ritüelleri belli başlı maddeler altında toplamak mümkünse de, her ülkedeki satanist gruplar kendi anlayışlarına göre farklı ayinler düzenlerler. Satanistlerin kendi kitaplarında, dergilerinde, internet sitelerinde, satanist müzik gruplarının şarkı sözlerinde bu ritüelleri tüm açıklığıyla görmek mümkündür.</p>
<div><img class="resizeimage" style="max-width: 698px;" src="http://www.satanizmtehlikesi.com/res/53.jpg" border="0" alt="" /><br />
Satanistlerin tüyler ürperten ayinlerinde hayvanlar hatta insanlar vahşice katledilir. Çünkü satanistler öldürmeyi şeytana bağlılığın şartı olarak görürler. Basına yansıyan haberler satanistlerin içinde bulundukları bu karanlık ruh halini açıkça yansıtmaktadır.</div>
<p>Yeni satanist olan bir kişiye bu törenler yavaş yavaş öğretilir. Tek başlarına iken dahi şeytanla bağlantıya geçmek için ayinler yapmaları tavsiye edilir. Satanist sitelerden birinde yeni satanist olan bir kişiye, &#8220;Karanlık güçlerin seninle bağlantıya geçtiklerini düşündüğün anda korkma ve paniğe kapılma&#8230; Karanlık güçlere onların hak ettikleri saygı ve dekor ile yaklaş, ayinler bunun içindir; onlarla bir ilişki kurabilmek için&#8230;&#8221; gibi insanları saptırmaya yönelik öğütlerde bulunulmaktadır. 39 Satanist ayin ise şu şekilde tarif edilmektedir:</p>
<div><img class="resizeimage" style="max-width: 698px;" src="http://www.satanizmtehlikesi.com/res/80.jpg" border="0" alt="" /><br />
Tüm bu haberler satanizmin insanları nasıl korkunç bir sona götürdüğünü göstermesi açısından ibret vericidir.</div>
<p>&#8230; Etkili bir ayin yapabilmek için LaVey&#8217;in kitabında belirtilen tüm malzemeleri bulman şart değil. Belki kılıçlar, ayin kadehleri, siyah ipler, gong gibi malzemeleri alacak paran olmayabilir veya bunları temin edebileceğin bir mağaza bulamayabilirsin. Ama yine de ayin yapabilirsin&#8230; (Siyah) mumu yak ve önüne otur&#8230; Mumun ışığına bakarak, &#8220;Hazırım Karanlıkların Efendisi, gücünü içimde hissediyorum ve hayatımı şereflendirmeni istiyorum. Ben şeytanın taraftarlarından biriyim. Yaşasın Şeytan&#8221;, diye ona seslen&#8230; Bu şeytanı hayatına sokmanın basit bir yoludur.40<br />
Satanistlerin ayinlerde kan dökmeye özel bir önem vermeleri ise, şeytanın insanlık üzerindeki planının sembolik bir ifadesidir. Şeytan, büyük bir nefretle baktığı insan soyuna elinden geldiğince acı çektirmek istemektedir. Bu nedenle dünyada kan dökülmesini kendisine bir amaç olarak belirlemiştir. Ve satanistler de şeytanın bu emrine uymakta, kan dökmeyi açık bir ritüel şeklinde uygulamaktadırlar.</p>
<div><img class="resizeimage" style="max-width: 698px;" src="http://www.satanizmtehlikesi.com/res/11c.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><img class="resizeimage" style="max-width: 698px;" src="http://www.satanizmtehlikesi.com/res/11b.jpg" border="0" alt="" /><img class="resizeimage" style="max-width: 698px;" src="http://www.satanizmtehlikesi.com/res/11.jpg" border="0" alt="" /><br />
Bu resimlerde bir satanist ayinin ön hazırlıkları ve daha sonra da ayin sırasında yaşanan vahşet görülmektedir. Kendilerini asıp, çeşitli yerlerini kesen tarikat üyeleri daha sonra da acımasızca katlettikleri keçinin kanını üzerlerine döküp içmektedirler.</div>
<p>Satanist ayinlerin ana malzemeleri baltalar, kılıçlar, iplerdir. Kan rengi olan kırmızı ve karanlık güçleri sembolize eden siyah renkleri ise bu ayinlerin ayrılmaz birer parçasıdırlar. Satanistlerin tüyler ürperten ayinlerinden biri de hayvanların ve daha ileri aşamada insanların öldürülerek, şeytana adanmalarıdır. Satanist ayinlerde kedi, keçi gibi hayvanların katledilmesi çok alışıldık bir olaydır. Daha sonra bu hayvanların kanı kadehlere doldurulup içilir. Çünkü satanistler, bu kanla elde edilen enerjinin ritüelleri yöneten ve bu ritüellere katılan kişilerin gücünü artıracağını düşünürler. Kimin katledileceğine nasıl karar verileceği ise oldukça &#8216;basit&#8217;tir: Herhangi bir sataniste karşı onun hoşlanmayacağı bir şey yapmış, onu rahatsız etmiş olan kimse bu ritüellerde katledilmek için idealdir.41<br />
Öldürmeyi ve katletmeyi şeytana bağlılığın şartı olarak gören bir satanistin yaptığı açıklamalar ise, satanizmin insanları nasıl bir ahlakın içine sürüklediğini açıkça göstermektedir:</p>
<div>&#8230; Şeytana olan bağlılığımız için 4-5 kere keçi öldürdüm&#8230; İnsan öldürmeye gelince, öncelikle öldürülecek insanın bizzat şeytan adına kendinin kurban edilmesini istemesi lazımdır. Ancak bu şartlar altında ben birisini öldürürüm.42</div>
<div><img class="resizeimage" style="max-width: 698px;" src="http://www.satanizmtehlikesi.com/res/54.jpg" border="0" alt="" /><br />
Satanist ayinlerin en dehşet verici yönlerinden biri de, bu ayinlerde yalnız hayvanların değil insanların da canlarına kastedilmesidir. Bu törenler sırasında tecavüze uğrayan genç kızlar olduğu, ritüeller için gerekli kanın bulunması amacıyla insanların dahi öldürüldüğü bilinen olaylardandır.</div>
<p></span></p>
<p>Çoğu zaman da satanizmin vahşeti kişinin kendi canına kıymasına kadar ileri bir safhaya varabilmektedir. Satanizmin insanlar üzerinde oluşturduğu manevi boşluk ve ruhsal dengesizlikler, kişinin bu akıl dışı öğretiler uğruna intihar etmesine sebebiyet vermektedir.<br />
Nasıl ki satanistler yaşam hakkında pek çok yanılgıya sahiplerse, ölüme ve ölümden sonrasına dair görüşleri de pek çok sapkınlık içermektedir. Kimi satanistlere göre intihar, dünyada özlemini duydukları cehennem hayatına bir an önce kavuşmadır, kimilerine göre ise sözde cesaretlerini ve başkaldırılarını ispatladıkları bir tür &#8216;gövde gösterisi&#8217;. Oysa ölüm, bazı satanistlerin sandığı gibi, inkar edenler için bir kurtuluş değil, çok daha zorlu ve sıkıntılı, üstelik sonsuz bir yaşamın başlangıcıdır. Aynı şekilde intiharı bir tür &#8216;başkaldırı&#8217; olarak görenler de büyük bir hataya düşmüşlerdir. Üstelik Allah bir insanın kendi canına kıymaya kalkışmasını kesinlikle yasaklamıştır.<br />
İşte tüm bunlar şeytanın insanı ulaştırmak istediği korkunç sonun örneklerindendir. Satanizme kendini kaptıran insan, aynen şeytanın istediği gibi, her türlü insani meziyetini kaybetmiş, vahşi, saldırgan, hayvan benzeri bir hal almıştır. Dünya hayatındaki tüm geçici süslerin, şeytanın vaatlerinin bir deneme olduğunu fark edememiş ve bu yanlış zanlarının karşılığını en fazlasıyla almışlardır. Allah Sebe Suresi&#8217;nde bu durumu bizlere şöyle açıklar:<br />
Andolsun, İblis, kendileri hakkında zannını doğrulamış oldu, böylelikle iman eden bir grup dışında, ona uymuş oldular. Oysa onun, kendilerine karşı hiçbir zorlayıcı-gücü yoktu; ancak Biz ahirete iman edeni, ondan kuşku içinde olandan ayırt etmek için (ona bu imkanı verdik). Senin Rabbin, herşeyin üzerinde gözetici-koruyucudur. (Sebe Suresi, 20-21)<br />
Üstelik bu sadece dünya hayatındaki sonlarıdır. Allah&#8217;ın zikrinden yüz çevirmeleri, İlahi dinlere karşı savaş açmaları, insanları şeytana kulluk etmeye çağırmalarının karşılığını Rabbimizin katında acıklı bir azapla alacaklardır. Allah Kuran&#8217;da bu konuyla ilgili olarak şu şekilde bildirir:<br />
Gerçek şu ki, şeytan sizin düşmanınızdır, öyleyse siz de onu düşman edinin. O, kendi grubunu, ancak çılgınca yanan ateşin halkından olmağa çağırır. (Fatır Suresi, 6)<br />
Andolsun Allah&#8217;a, senden önceki ümmetlere de (elçiler) gönderdik, fakat şeytan onlara yapıp ettiklerini süslü göstermiştir; bugün de onların velisi odur ve onlar için acı bir azab vardır. (Nahl Suresi, 63)<br />
Onlara; &#8220;Allah&#8217;ın indirdiklerine uyun&#8221; denildiğinde, derler ki; &#8220;Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız.&#8221; Şayet şeytan, onları çılgınca yanan ateşin azabına çağırmışsa da mı (buna uyacaklar)? (Lokman Suresi, 21)<br />
İnsanlardan kimi, Allah hakkında bilgisi olmaksızın tartışır durur ve her azgın-kaypak şeytanının peşine düşer. Ona yazılmıştır: &#8220;Kim onu veli edinirse, şüphesiz o (şeytan) onu şaşırtıp-saptırır ve onu çılgın ateşin azabına yöneltir.&#8221; (Hac Suresi, 3-4)<br />
Ancak cehennem azabıyla karşılaştıklarında satanistler bir şaşkınlık daha yaşayacaklardır. Dünya hayatında peşinden gittikleri, telkinlerine kulak verip emirlerine itaat ettikleri, kendilerine bir veli ve dost olarak gördükleri şeytan onlardan uzaklaşmış ve onları yapayalnız bırakmıştır. Şeytanın bu tavrına şahit olan inkarcılar çok büyük bir pişmanlık yaşayacak, ancak onlar için artık bir dönüş olmayacaktır. O gün onların tevbeleri kabul edilmeyecek, tüm yapıp ettiklerinin karşılığını eksiksiz olarak alacaklardır. Allah bu insanların durumunu ayetlerde şu şekilde bildirir:<br />
O gün, zulmeden, ellerini (hınçla) ısırarak (şöyle) der: &#8220;Ah keşke, elçiyle birlikte bir yol edinmiş olsaydım, vah yazıklar bana, ne olurdu da filanı dost edinmeseydim. Çünkü o, gerçekten bana geldikten sonra beni zikirden (Kuran&#8217;dan) saptırmış oldu. Şeytan da insanı &#8216;yapayalnız ve yardımsız&#8221; bırakandır.&#8221; (Furkan Suresi, 27-29)</p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif; line-height: normal; font-size: 12px;"></p>
<div><span style="color: red;"><strong>Şeytana Tapanların Tarihi</strong></span></div>
<p>Satanistler Ortaçağ ve sonrasında Kabalistler, Gül-Haçlar gibi gizemli örgütler ve büyü tarikatları ile birlikte anıldılar. Modern satanizm olarak adlandırılan ve günümüzde etkin olan satanizm ise 1960&#8242;larda Amerika&#8217;nın California eyaletinde ortaya çıktı. Anton Szandor LaVey adlı kişi 1966 yılında &#8216;Church of Satan&#8217; (Şeytan Kilisesi)&#8217;ni kurduğunu açıkladı. Ancak LaVey&#8217;den çok daha önce, 1900&#8242;lerin başında yaşayan Aleister Crowley günümüzdeki satanizmin ilk temellerini atmıştı. &#8216;Büyük Canavar&#8217; (The Beast 666) lakabı ile anılan Crowley, yaptığı büyüler ve hayvanların katledildiği, uyuşturucunun yoğun olarak kullanıldığı kanlı ayinleriyle ünlü idi. Crowley&#8217;nin felsefesinin temel noktasını, &#8216;ne istiyorsan onu yap&#8217; düsturu oluşturuyordu. Bu felsefe, Crowley&#8217;e göre şeytan tarafından kendisine yazdırılmış olan, The Book of Law (Kanun Kitabı) adlı kitapta ayrıntıları ile anlatılmaktaydı. Bu sapkın inanca göre insan, içinden geçen her ne ise, bunun neden olacağı felaketleri ve kötülükleri düşünmeden, onu hemen yapmalıydı. Örneğin canı taşkınlık istiyorsa her türlüsünü yapmalı, birine kızgınlık duyduysa öfkesini hemen dışa vurmalı, hatta içinden karşısındakini öldürmek geçiyorsa bunu hemen yerine getirmeliydi.</p>
<div><img class="resizeimage" style="max-width: 698px;" src="http://www.satanizmtehlikesi.com/res/24.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Sağdaki resimde Gül-Haçlar&#8217;ın ritüellerinde giydikleri önlüklerden biri soldaki resimde bir başka ritüel kıyafeti. Sapkın törenlerin önemli bir parçası görülmektedir.</p></div>
<p>Toplumda dirlik ve düzen bırakmayacağı açıkça belli olan bu anormal fikirleri Crowley şu sözler ile savunuyordu:<br />
Ben kutsal şeylere küfretmeyi, cinayeti, tecavüzü, devrimi istiyorum. İyi ya da kötü herhangi bir şeyi, yeter ki güçlü olsun.3<br />
Kuşkusuz, güçlü olmanın kötü olmakla ve kötülükleri savunmakla sağlanacağını düşünen Crowley büyük bir yanılgı içindeydi. Çünkü kötülük herşeyden önce insanın kendisine zarar veren bir özelliktir. Bununla birlikte kötülüğe dayalı bir güç elde edilse bile bu güç her zaman için kısa süreli olmaya mahkumdur. Zulüm, haksızlık, vicdansızlık üzerine kurulu olan her sistem mutlaka yıkılmış, yenilgiye uğramıştır. Aleister Crowley&#8217;nin &#8216;insan canı ne istiyorsa onu yapmalıdır&#8217; felsefesiyle anlatılmak istenen ise, insanın içinden geçen her türlü kötü düşünce, duygu ve kararları hiçbir sınırlama olmadan yerine getirmesidir. Diğer bir deyişle, nefsi insana ne emrediyorsa insanın ona uyması, nefsine hakim olmayı bırakması anlamını taşır. Bu da son derece tehlikeli bir durumdur. Allah Kuran&#8217;da insanın nefsinin sürekli olarak kötülüğü emrettiğini (Yusuf Suresi, 53), ancak aynı zamanda insana bu kötülükten nasıl korunup sakınacağının da ilham edilmiş olduğunu bildirir. (Şems Suresi, <img src='http://www.taylanbey.com/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> Ayrıca Kuran&#8217;da, &#8220;&#8230; Kim şeytanın adımlarına uyarsa, (bilsin ki) gerçekten o (şeytan) çirkin utanmazlıkları ve kötülüğü emreder&#8230;&#8221; (Nur Suresi, 21) ayetiyle buyurulduğu üzere, şeytanın da asıl amacı insanları kötülüğe sürükleyebilmektir. Şeytanın kullandığı en önemli silahlardan birisi insanın kendi nefsidir. Nefis sürekli kötülüğü emrettiği için, nefsine ve şeytana uyan kişi büyük bir yıkım içindedir. İnsanın kurtuluşu ve mutluluğu ancak nefsinin emrettiklerinden sakınması ve kayıtsız şartsız vicdanına uyması ile mümkündür. Kötülüğe uyarak kurtuluşa ereceklerini sananların sonu ise korkunç bir hüsrandır:</p>
<div><img class="resizeimage" style="max-width: 698px;" src="http://www.satanizmtehlikesi.com/res/72.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Satanizmin tarihi Ortaçağ&#8217;ın sapkın büyü ve masonik tarikatlarına kadar uzanmaktadır. Bu tarikatlardan biri de ünlü Gül-Haç tarikatıdır. Pek çok sapkın tören ve ritüelin yapıldığı Gül-Haç tarikatının en belirgin özelliklerinden birisi de şeytana tapanlarla olan yakın ilişkisidir.</p></div>
<p>O gün, insan, neye çaba harcadığını düşünüp-anlar. Görebilenler için cehennem de sergilenmiştir. Artık kim taşkınlık edip-azarsa ve dünya hayatını seçerse, şüphesiz cehennem, (onun için) bir barınma yeridir. (Naziat Suresi, 35-39)<br />
Gerçekte satanizm kişinin kendi benliğini neredeyse ilahlaştırdığı, kendi istek ve arzularını hayatın tek amacı haline getirdiği bir felsefedir. Bu anlamda satanizm hümanist felsefeye de yakınlık gösterir. Bu noktada, hümanizmin çoğu kişinin düşündüğü gibi, &#8217;sevgi, barış, kardeşlik&#8217; gibi mesajlar içeren bir felsefe değil, &#8216;insanlık&#8217; kavramını insanlar için tek amaç ve odak noktası haline getiren din dışı bir takım olduğunu hatırlatmak gerekir. Hümanizm, kendi savunucuları tarafından da açıkça ifade edildiği gibi, ateist bir akımdır. Hümanizme göre &#8216;evren ve insan yaratılmamıştır&#8217;, &#8216;insan kendi başına var olmuştur&#8217; ve &#8216;kimseye karşı sorumlu değildir&#8217;. &#8216;Asıl olan insanın kendisidir ve insandan daha önemli hiçbir varlık yoktur&#8217;. Dahası hümanizme asıl egemen olan &#8216;faydacılık&#8217; düşüncesidir. Buna göre insan dünyaya bir kere gelmiştir ve burada ne kadar fayda sağlayabilirse o kadar karda olacaktır. O zaman insanın tavır ve tutumlarını belirleyen ana öğe de kendi istek ve tutkuları olmalıdır. Ancak tüm bu düşünceler insanlığı büyük bir felakete sürükleyecek görüşlerdir. Öncelikle evren hümanistlerin iddia ettiği gibi, kör tesadüflerin eseri değildir. Evreni üstün güç ve kudret sahibi olan Allah yaratmıştır. Ve insan da, &#8220;Ben, cinleri ve insanları yalnızca Bana ibadet etsinler diye yarattım.&#8221; (Zariyat Suresi, 56) ayetiyle buyurulduğu gibi kendisini yoktan var eden Rabbimize karşı kul olmakla, O&#8217;nun emrettiği ahlakı göstermekle yükümlüdür. Şu gerçek unutulmamalıdır ki, insanlara gerçek huzuru ve mutluluğu getirecek tek ahlak Rabbimizin Kuran&#8217;da emrettiği ahlaktır. Din ahlakından uzak durup, hümanizm gibi ideolojilerin etkisi altında kalanların savunduğu fikirler neticesinde ortaya yalnızca kendi çıkarlarını düşünen, acımasız, vefasız, sevgisiz, merhametsiz bireyler çıkacaktır.<br />
Görüldüğü gibi, hümanizm insanlık için son derece tehlikeli görüşlere sahiptir. Hümanizmi fikri dayanaklarından biri olarak kullanan satanizm ise, çok daha sapkın ve tehlikeli bir bakış açısı geliştirmiş, şiddeti, öfkeyi, kanı ve vahşeti temel değeri haline etirmiştir.<br />
Şeytan kilisesi</p>
<div><img class="resizeimage" style="max-width: 698px;" src="http://www.satanizmtehlikesi.com/res/56.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Günümüz satanizminin kurucusu olarak kabul edilen Anton LaVey ve sapkın kitapları.</p></div>
<p>Aleister Crowley&#8217;nin ardından Anton Szandor LaVey, günümüzdeki satanizmin kurucusu olarak ortaya çıktı. Büyü ve esrarengiz ritüellere duyduğu yoğun ilgi ile tanınan LaVey önceleri, Hıristiyanlığa karşı çıkan &#8216;Magic Circle&#8217; (Büyü Dairesi) isimli bir grup oluşturdu. Daha sonra içinde ünlü &#8216;dokuz şeytani ilke&#8217;nin de bulunduğu Satanic Bible (Şeytan İncili)&#8217;ni yazdı ve oluşturduğu grubu &#8216;Şeytan Kilisesi&#8217; olarak adlandırdı. Bu kilisenin görüşleri, yine Anton Szandor LaVey tarafından yazılan The Satanic Rituals, The Satanic Witch, The Devil&#8217;s Notebook ve Satan Speaks (Şeytan Ritüelleri, Şeytani Cadı, İblis&#8217;in Defteri ve Şeytan Konuşuyor) isimli kitaplara dayanmaktadır. Yalnız Kuzey Amerika&#8217;da yaklaşık 10 bin takipçisinin olduğu tahmin edilen Şeytan Kilisesi, son derece sapkın görüşlere sahiptir. Amerika Dinler Ansiklopedisi&#8217;nde LaVey&#8217;in sapkın dini şöyle anlatılır:<br />
LaVey&#8217;in satanizm uyarlamasındaki temel temalar, belirli bir kiliseye ait olmama ve insanın fiziksel ya da zihinsel yapısından zevk almadır. Şeytan, insanın bir tür hayvan olduğu fikrini ve fiziksel ve zihinsel zevk almanın başını çeken günahı temsil eder. LaVey&#8217;e göre şeytan bu değerlerin kaynağını temsil etmektedir. Ritueller, geleneksel büyü ayinlerinde olduğu gibi psikokinetik güç üzerinde odaklanan eylemler olarak düşünülür. Satanik felsefe Aleister Crowley&#8217;nin &#8216;The Book of the Law&#8217; (Kanun Kitabı) kitabındaki öğretilerine oldukça yakındır. Her insan kendi kurallarına göre yaşıyor olarak kabul edilir.4<br />
Kuşkusuz satanizmin temel ögelerinden biri din ahlakına ve bu ahlaka dair herşeye karşı olmasıdır. Üstelik bu karşıtlık yalnız fikri alanda kalmaz. Satanistler hem ateisttirler hem de her türlü dini değerle mücadele ederler. LaVey&#8217;in satanizmi de Hıristiyanlıkla mücadeleyi asıl hedef olarak görmektedir. LaVey din düşmanlığını şu şekilde ifade eder:<br />
Satanizm yalnızca ateist bir oluşum değil, aynı zamanda, anti-teistik (Allah&#8217;a karşı) bir oluşumdur. İnsanoğlu hızla bu evreni kirletmektedir; varlık sebebi olarak dini görmek artık kabul edilebilir bir durum değildir&#8230; Hayatta kalabilmek için 2000 yıldır süregelen bu pasifliği ve ölüm tutkusunu yıkmalıyız. Hemen uygulanabilecek realistik çözümler var önümüzde. Hıristiyanlık her zaman olduğu gibi, ilerlemenin önündeki en büyük engel olarak duruyor.5<br />
Dikkat edilirse LaVey&#8217;in bu sözleri 19. yüzyılda gelişen materyalizm kaynaklı dünya görüşü ile büyük paralellik göstermektedir. Ve bu durum, dinin toplum hayatından çıkarılmaya çalışılmasının ne kadar büyük bir tehlike olduğunu ve böyle bir girişimin toplumları ne büyük felaketlerin içine ittiğini bir kere daha bizlere göstermesi açısından ibret vericidir. Dinin olmadığı yerde her türlü sapkınlığın ve vahşetin yaşanacağı, Allah korkusunu bilmeyen insanların kan dökmekten zevk alan birer canavara dahi dönüşebileceği satanizm örneğinde en çarpıcı şekilde görülmektedir. Bugün başta gençler olmak üzere pek çok insan satanizm belasının içine sürükleniyorsa, bunda din dışı bir yaşamı öngören ideolojilerin doğrudan payı vardır. Bu nedenle, &#8216;kötülüklerin özgürce ve sınırsızca yaşanmasını&#8217; savunan, &#8216;kural tanımazlığı ve kanunsuzluğu&#8217; temel ilke haline getiren, ahlaki her türlü değere savaş açmış olan satanizmin öngördüğü yaşamı ele almadan önce, satanizmin ideolojik bağlantılarını incelemekte fayda vardır.</p>
<div><img class="resizeimage" style="max-width: 698px;" src="http://www.satanizmtehlikesi.com/res/97.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Satanizm her ülkede farklı isimler altında faaliyet göstermektedir. Bunlardan biri de Yezidiliktir. Mezopotamya&#8217;nın en eski batıl dinlerinden biri olan Yezidilikte, Meleke Tavus&#8217;a -yani şeytana- tapılmaktadır. Yaklaşık 200 bin kişi oldukları tahmin edilen Yezidiler, Irak ve Suriye&#8217;nin kuzeyinde, Türkiye&#8217;nin doğu bölgesinde, Almanya, Gürcistan ve Ermenistan&#8217;da yaşamaktadırlar. &#8220;Ş&#8221; ve &#8220;t&#8221; harfleri ile başlayan kelimeleri kullanmayan Yezidiler, taptıkları şeytanın adını hiç anmazlar. Onlar için şeytanın adı, Meleke Tavus&#8217;tur. Bu sapkın dine göre Ay, Güneş ve yıldızlar da kutsaldır.</p></div>
<div>Yezidilerin Kitabu&#8217;l-Cilve (Vahiy Kitabı) ve Mushafu&#8217;r-Reş (Kara Kitap) olmak üzere iki sözde kutsal kitabı vardır. Yezidiliğin temel ilkeleri bu iki kitaptan kaynaklanmaktadır. Ahiretin varlığına inanmayan Yezidilerin, günah kavramı da oldukça sapkındır. Okumak, yazmak, hayvanları ehlileştirmek gibi şeyler günah sayılmaktadır. Bu garip inanca göre, bir Müslümanın şeytandan Allah&#8217;a sığındığını işiten Yezidi onu öldürmelidir. Bunu yapamıyorsa intihar etmelidir. Bu davranışıyla kendisini Meleke Tavus&#8217;a kurban etmiş olur. Eğer bunu da yapamıyorsa, bu günahtan kurtulabilmek için bir hafta oruç tutmalıdır. Bütün bu bilgiler göstermektedir ki, batıl olduğu aşikar olan bu dine uyanlar büyük bir yanılgı içindedirler.</div>
<p>Satanizm: Ateist ve materyalist bir din<br />
Satanizm, insanların içinde bulundukları manevi boşluğun sonuçlarından biridir. 19. yüzyılda gelişen ve dünyayı yalnızca maddi değerler bütünü olarak gösteren düşünce ve akımların hepsi, insanları büyük bir manevi boşluk içine itmiştir. Bu tarihe kadar dini değerler toplumun ayrılmaz birer parçası iken, bu tarihten itibaren toplumsal bir dönüşüm yaşanmış ve din ahlakı göz ardı edilmeye başlanmıştır. Hatta çoğu zaman manevi değerler bilinçli olarak toplum hayatından çıkarılmaya çalışılmıştır. 19. yüzyılda filizlenen akımların en önemli ortak noktalarından biri din ahlakına ve iman edenlere karşı olmaları ve Allah korkusu olmadan da ahlak olabileceğini savunmalarıdır. Ancak din ahlakının toplum hayatından çıkarılması büyük bir boşluğa neden olmuş, Allah korkusu olmadan ahlak olmasının ise asla mümkün olamayacağı yaşanan tecrübelerle ispatlanmıştır.</p>
<div><img class="resizeimage" style="max-width: 698px;" src="http://www.satanizmtehlikesi.com/res/96.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Materyalist ve ateist düşüncenin eseri olan satanist ahlak, herkesin yalnızca kendi menfaatini düşündüğü, yardımseverliğin ve fedakarlığın göz ardı edildiği bir toplum hayatı öngörür.</p></div>
<p>Bu boşluk içinde insanlar için neyin iyi neyin kötü olduğuna dair değerler de anlamını yitirmeye başlamış, büyük bir kavram kargaşası gündeme gelmiştir. Yalnızca varlıklı ve iyi bir yaşam sürmek, daha çok kazanmak ve daha çok tüketmek, bunun için gerekiyorsa diğer insanları ezmek ve sömürmek gibi telkinlerin etkisi altında kalan toplumlarda bir müddet sonra, sadece kendisini düşünen, fedakarlığı bir tür saflık olarak değerlendiren, ancak çıkarlarıyla uyuştuğu müddetçe iyilik yapan insanlar kabul görmeye başlamıştır. Tüm bunlar insan ruhunun en önemli özellikleri ve en temel ihtiyaçları olan sevgi, merhamet, şefkat, dostluk, sadakat, vefa gibi erdemlerin unutulmasına, iyiliğin yerini kötülüğün almasına neden olmuştur. Bu durum, din ahlakına karşı olan çevreler tarafından özel olarak planlanmış, manevi değerlerin ortadan kaldırılması ile suni olarak böyle bir ortam oluşturulmuştur.</p>
<div><img class="resizeimage" style="max-width: 698px;" src="http://www.satanizmtehlikesi.com/res/40.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Satanizmin batıl inanışlarına göre, kötülük insanın doğasında vardır ve insan kimseye karşı sorumlu değildir. Eğer sorumluluk yoksa, insanın kötülüğü engellemesi için de bir neden kalmamaktadır. Bu vahşi anlayışın yaygınlaşması ise, çatışmaların, zulmün, acının, acımasızlığın hakim olması demektir.</p></div>
<p>İşte bu toplumsal değişim süreci sonunda ortaya çıkan en tehlikeli akımlardan birisi satanizmdir. Satanizm bu dönemde gelişen materyalist ve ateist akımların bir ürünü olarak çıkmış, vahşetin ve sapkınlığın bu felsefeler tarafından nasıl olağanlaştırıldığının en önemli örneklerinden birisi olmuştur. Dikkat edilirse, bu akımlar tarafından savunulan değerler ile satanizmin öne sürdüğü iddialar birbiri ile tam bir uyum içindedir.<br />
Materyalizm ve ateizm herşeyin bu dünyadan ibaret olduğunu, yaşam sona erdiğinde ise herşeyin yok olacağını öne sürmektedir. Buna göre insanlar hiçbir şeye karşı sorumlu değildir. Eğer sorumluluk yoksa, insanın kötülüğü engellemesi için de bir neden kalmamaktadır. Oysa bu, insanın kendi kendisini kandırmasından başka bir şey değildir. Tüm kainatı ve insanlığı üstün ve güçlü bir Yaratıcı olan Allah yaratmıştır ve her insan Yaratıcımıza karşı sorumludur. İnsanın dünyadaki varlığı belli bir süre ile sınırlıdır. Bu süre dolduğunda herkes ölüm ile karşılaşacak, ölümünün ardından da her insan yaşamı boyunca geçirdiği her anın hesabını vermek üzere Rabbimizin huzuruna çıkacaktır. Sorumsuz olduklarını ve hesap vermeyeceklerini düşünerek yaşamlarını sürdürenler ise o gün büyük kayıpta olacaklardır.<br />
Satanizmin materyalizmden ve ateizmden nasıl etkilendiğini anlamak için satanist gruplar tarafından yayınlanan eserlere bakmak yeterli olacaktır. Örneğin Şeytan Kilisesi&#8217;nin yayınladığı yazılara baktığımızda bu grubun üyelerinin birer ateist olduklarını görürüz. Bununla birlikte satanistler materyalisttirler, sadece maddenin varlığına inanırlar. Satanistlerin büyük çoğunluğu Allah&#8217;ın varlığını inkar ettikleri gibi, tüm metafizik varlıkları (örneğin melekleri) da inkar ederler. Dolayısıyla bu kişiler aslında şeytanın varlığına da inanmazlar. İsimleri &#8220;şeytana tapanlar&#8221; olmasına rağmen, şeytan diye bir varlığı kabul etmemektedirler. Onlara göre şeytan, din düşmanlığının bir sembolüdür. Şeytan Kilisesi tarafından yayınlanan &#8216;A Description of Satanism&#8217; (Satanizmin Bir Tanımı) adlı dokümanda, şu görüşler ifade edilmektedir:<br />
Satanizm aynı Budizm gibi ateist bir dindir. Eylemlerimiz nedeniyle kendisine hesap vereceğimiz bir merci yoktur. Satanistler, kutsal kitabın kutsallığına, meleklere, cennet ve cehenneme, kutsal kitapta anlatılan şeytana, kötü ruhların, iyi ruhların ve cinlerin varlığına inanmazlar. Materyalizm ve realizm, satanistin başta gelen emirleridir. Satanizm ateisttir. Biz aslında otodeistiz, yani kendimize tapıyoruz. Satanizm dinin zıttıdır, yani dinsizliktir.6</p>
<div><img class="resizeimage" style="max-width: 698px;" src="http://www.satanizmtehlikesi.com/res/84.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Satanist telkinlerin insana yaptığı tehribatın en önemli göstergelerinden birisi, bu sapıklığa kapılanların iğrenç yaşamalarıdır.</p></div>
<p>Yine Şeytan Kilisesi yayınları arasında yer alan &#8216;Feared Religion&#8217; (Korkulan Din) başlıklı bir yazıda ise satanistlerin gerçek inancı şöyle açıklanmaktadır.<br />
Satanistler doğaüstüne inanmazlar; Allah&#8217;ın da şeytanın da varlığına iman etmezler. Satanist için, insan kendisinin asıl tanrısıdır. Şeytan kendi hayvansal ve kibirli doğasına göre yaşayan insanın sembolüdür. Şeytan kendisine tapınılacak bilinçli bir varlık değil, daha ziyade her insanın içinde bulunan ve tek bir dokunuşla harekete geçecek olan potansiyel güçtür.7</p>
<div><img class="resizeimage" style="max-width: 698px;" src="http://www.satanizmtehlikesi.com/res/57.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>LaVey, insanın sözde &#8216;hayvani doğasına&#8217; göre yaşaması gerektiğini savunmaktadır.</p></div>
<p>The Washington Post gazetesinde satanistlerle ilgili verilen bir haberde de LaVey&#8217;in satanizmi anlatılırken, LaVey grubunun şeytanın varlığına inanmadıkları, şeytanın kendisine tapmadıkları vurgulanmaktadır. LaVey&#8217;e göre şeytan, &#8216;insanın şehvetli, açgözlü, intikam alıcı doğasının&#8217; diğer bir deyişle tüm egosunun bir sembolüdür.8 Dikkat edilirse, satanizmin temelinde insanın doğasını vahşi ve acımasız olarak görmek vardır. Oysa acımasızlık, vahşet, şiddet, açgözlülük, bencillik, intikam almak gibi özellikler insanın değil, nefsin özellikleridir ve daha önce de belirttiğimiz gibi, her insan bunlara engel olabilecek vicdan ve iradeye sahiptir.<br />
Satanistlerin insan doğası hakkındaki bu iddialarında bu kadar ısrarcı olmalarının asıl nedeni ise, Darwin&#8217;in evrim teorisinden fazlasıyla etkilenmiş olmalarıdır. Sözde bilimsel bir teoriymiş gibi sunulan bu dogma, insanlığa felaket getiren pek çok akıma olduğu gibi satanizme de fikri dayanak oluşturmaktadır. Nitekim üstteki alıntıda yer alan bir ifade oldukça dikkat çekicidir: &#8220;Kendi hayvansal ve kibirli doğasına göre yaşayan insan&#8221;&#8230; Bu ifade bir anlamda satanizmin özünü temsil eder. Satanistlerin sapkın görüşlerine göre, insan evrim sonucunda ortaya çıkmış bir hayvan türüdür ve hayvanca yaşamalıdır. Satanizm savunucularından Rick Hall, &#8216;Satan Really Wants You&#8217; (Şeytan Gerçekten Seni İstiyor) başlıklı makalesinde, bir yandan satanik materyalizmi tarif ederken bir yandan da Darwinizm ile satanizm arasındaki ilişkiyi şöyle vurgular:<br />
Satanik felsefenin materyalizmi, fiziksel varlıktan farklı ya da daha üst olan her türlü manevi değeri reddeder&#8230; LaVey bir elitistti ve bir Sosyal Darwinistti.9<br />
Satanistlerin kavrayamadığı bir diğer önemli gerçek de insanın &#8216;doğasının kibirli&#8217; diğer bir deyişle hayvani olmadığıdır. Allah insana kendi ruhundan üflemiş ve onu en güzel biçimde yaratmıştır. İnsan ruhu hassas bir yapıya sahiptir ve merhametten, şefkatten, sevgiden, incelikten, insaniyetten, dostluktan zevk alacak şekilde yaratılmıştır. İnsanı kötülüğe ve acımasız olmaya teşvik eden unsur, şeytan tarafından yönlendirilen nefsin sesidir. Ve nefse uymak insanı korkunç belaların içine iter.<br />
Satanizm ve Darwin&#8217;in evrim teorisi<br />
Satanizm konusunda araştırma yapan bir kişinin karşılaşacağı en önemli verilerden birisi, bu felsefenin yukarıda belirttiğimiz gibi Sosyal Darwinizm ile olan birebir ilişkisi olacaktır. Satanistlerin öngördüğü toplum hayatını şekillendiren, hayata bakış açılarının temelini oluşturan unsur Darwinizm&#8217;dir ve bu pek çok satanist tarafından açıkça ifade edilir. Satanistlerin koyu birer Darwinizm savunucusu oldukları pek çok yayında da vurgulanan bir gerçektir. Satanizm üzerine yaptığı araştırmalar ile tanınan Rusya Pomor Üniversitesi&#8217;nden Dr. Roald Kristiansen&#8217;in satanizm tarifi bunlardan biridir:</p>
<div><img class="resizeimage" style="max-width: 698px;" src="http://www.satanizmtehlikesi.com/res/28.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Tüm yaşamın &#8216;kör tesadüflerin&#8217; eseri olduğu iddiasında bulunan Darwin&#8217;in akıl ve mantık dışı öğretisi, satanizm dahil olmak üzere pek çok sapkın akımın yayılmasına neden oldu.</p></div>
<p>Satanizmi en iyi şekilde tarif etmek istersek satanizm, Hıristiyanlığı baş düşman olarak gören ateistik Sosyal Darwinizm&#8217;in en radikal halidir. Satanizmde asıl olan, doğa üstü kötü bir varlıkla ilişki kurmaya çalışmak değil, yaşam mücadelesinde ayakta kalabilmek için kişinin içindeki özellikleri geliştirmeye çaba harcamasıdır. Bu özelliklerin gelişimi için büyüsel ritüeller yapmak gerekir.10</p>
<div><img class="resizeimage" style="max-width: 698px;" src="http://www.satanizmtehlikesi.com/res/46.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Satanistler için kan dökmek, kötülük yapmak, insanlara zarar vermek, toplum düzenini bozmak son derece olağan davranışlardır. Satanistler böyle bir ahlakın neden olacağı ortamdan kendilerinin de büyük zarar göreceklerini düşünemeyecek kadar akılsızdırlar.</p></div>
<p>Şeytan Kilisesi&#8217;nin kurucusu Anton LaVey ile ölümünden kısa bir süre önce röportaj yapan MF dergisi ise, LaVey&#8217;in en önemli özelliğinin Sosyal Darwinizm&#8217;i kitlelere yayması olduğunu şu sözlerle dile getirmektedir:<br />
Anton LaVey, 1960&#8242;ların sonunda hippilikten ve Hıristiyanlığın monoton ahlaki değerlerinden sıkılan bireyler için, Sosyal Darwinizm ideolojisini ve pozitif düşünceyi anlaşılabilir bir forma sokarak yeni bir yol oluşturmuştu.11<br />
Elbette satanistlerin, Hıristiyanlığın değerlerini monoton gibi görmelerinin nedeni kendi yargılarındaki anormalliklerden kaynaklanmaktadır. Çünkü satanistler için monotonluğu kırmak; kan dökmek, kötülük yapmak, insanlara zarar vemek, toplum düzenini bozmak anlamlarındadır. Bu nedenle de din ahlakının huzuru, güvenliği ve barışı emreden değerleri, satanistler tarafından -din ahlakının erdemlerini kavrayamadıkları ve yaşayamadıkları için- bu şekilde değerlendirilebilir.<br />
Şeytan Kilisesi yayınları arasında yer alan &#8216;Feared Religion&#8217; (Korkulan Din) başlıklı yazıda yer alan &#8220;Satanizm, insanın bir hayvan olarak kabul edilmesi için vardır&#8221; 12 maddesi de satanizmin, Darwinist dünya görüşünü toplumlara yaymayı en önemli hedeflerden biri olarak gördüğünü göstermesi açısından dikkat çekicidir. Şeytan Kilisesi&#8217;nin akıl ve mantık dışı görüşlerini içeren bir diğer önemli bildirisi olan &#8216;The Nine Satanic Statements&#8217; (Dokuz Şeytanı İlke)&#8217;nin yedincisi ise şöyledir:<br />
Şeytan insanı herhangi bir hayvan olarak tanımlar. Bu hayvan bazen, diğer dört ayak üzerinde yürüyen hayvanlardan daha iyi, bazen de daha kötüdür.13<br />
&#8220;Sadece şehvetine göre yaşayan vahşi hayvan&#8221;<br />
Şeytan Kilisesi&#8217;nin tüm yayınlarında insan için ısrarla &#8220;carnal beast&#8221; terimi kullanılmaktadır. Bu kelimenin Türkçe karşılığı &#8220;sadece şehvetine göre yaşayan vahşi hayvan&#8221; demektir. Satanist rahip Peter Gilmore&#8217;un da ifadesi ile &#8216;insan bir hayvandır ve hayvan gibi davranmaya mecburdur.&#8217; Satanistlerin, insanlar arasındaki ilişkilere ve insanın diğer canlılara karşı olan tavrına bakış açılarının altında işte bu sapkın mantık vardır: İnsan bir tür hayvandır ve hayvanca tavırlar göstermekten çekinmemelidir. Örneğin satanistler tecavüzü haklı görürler, çünkü onlara göre doğada vahşi hayvanlar arasında tecavüz meşrudur. Satanistlere göre bir kişinin canına kıymak da aynı şekilde son derece olağandır, çünkü doğada hayvanlar arasında acımasızca bir var oluş mücadelesi süregelmektedir. Hayvanları acı çektirerek öldürmek de aynı mantığın ürünüdür. Eğer insan &#8220;carnal beast&#8221;, yani sadece şehvetine göre yaşayan vahşi hayvansa, bunun gereğini yapmaktan sakınmasına gerek yoktur. Satanistlere göre, hayvanca yaşam sonuna kadar desteklenmeli ve savunulmalıdır. Hayvani duygularla hareket eden insanların oluşturduğu toplumun nasıl olacağını tahmin etmek ise hiç de zor değildir. Bu durumda, böyle bir mantıkla yola çıkan insanların dehşet dolu suçlar işlemelerinin, karanlık bir iç dünyaya sahip olmalarının, dengesizlikler sergilemelerinin garipsenmemesi gerekir.</p>
<div><img class="resizeimage" style="max-width: 698px;" src="http://www.satanizmtehlikesi.com/res/15.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Satanizm, insanın sadece vahşi duygularına göre yaşayan bir tür hayvan olduğunu iddia eder. Bu sapkın iddiaya göre, eğer insan bir tür hayvansa, bu durumda doğadaki vahşi hayvanlar gibi insanların da sürekli birbirleri ile çatışmaları olağandır.</p></div>
<p>Peki satanistler insanın &#8220;sadece şehvetine göre yaşayan vahşi hayvan&#8221; olduğu inancına nereden kapılmışlardır? Bu sorunun tek bir cevabı vardır: Evrim teorisi. Satanizm hakkında hazırladığı tezde Dr. Roald Kristiansen&#8217;in bu karanlık dini tarif ederken kullandığı &#8216;bir tür Sosyal Darwinist din&#8217; tanımı, evrim teorisinin satanizmin fikri yapısı içindeki yerini vurgulaması açısından dikkat çekicidir:<br />
Satanizm, en güçlülerin zayıflar üzerindeki hakimiyetini savunan, çünkü ancak bu yolla insanlığın biyolojik bir tür olarak ilerleyebileceğine ve doğal ve sosyal evrimdeki liderlik rolüne sahip çıkabileceğine inanan bir tür Sosyal Darwinist &#8216;din&#8217; olarak kabul edilebilir.14<br />
&#8216;A Description of Satanism&#8217; (Satanizmin Tarifi) başlıklı yazıda ise, satanizmin temel dayanak noktaları, dünya görüşü ve satanizmin Darwinizm&#8217;in ayrılmaz bir parçası olduğu şöyle ifade edilmektedir:<br />
Bizim prensiplerimize göre, tüm insanlar ve hayvanlar ortak ve basit bir biyolojik kaynaktan gelmektedir. Aslında SATANİZM, İNSANLARIN GELİŞMİŞ BİRER HAYVANDAN BAŞKA BİR ŞEY OLMADIKLARINA İNANMAKTIR. Şans eseri evrimleşmemiz ve hayatta kalmamız dışında, yaratılışta hiçbir özel yerimiz yoktur&#8230; Satanistler kendilerini (ve tüm insanları) hayvanlar olarak tanımlar ve Allah&#8217;ın kendilerine ruh verdiği insanlar olarak görmeye karşı çıkarlar&#8230;15</p>
<div><img class="resizeimage" style="max-width: 698px;" src="http://www.satanizmtehlikesi.com/res/36.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Allah&#8217;ın varlığının bilincinde olan kişiler, insanın bir hayvan olduğu yalanına inanmaz, çatışma ve kargaşa dolu bir yaşamı değil sevgi ve şefkatin hakim olduğu bir toplum düzenini savunurlar.</p></div>
<p>Satanistlerin bilimsel olarak tamamen çökmüş, yanlışlıkları ve çarpıklıkları deşifre olmuş olan evrim teorisini böyle ısrarla savunmaları dikkat çekicidir. Oysa gelişen bilimin tüm dalları yaratılışın inkar edilemez bir gerçek olduğunu ortaya koymaktadır. İdeolojik kaygılarla Darwinizm&#8217;e bağlılık gösterenler büyük bir sapmanın içindedirler. Darwinizm bir daha ayağa kalkamayacak şekilde yıkılmış ve tarihin sayfaları arasına gömülmüştür.<br />
Kainatı ve kainatta bulunan tüm varlıkları Allah yaratmıştır. Hiçbir şey kör tesadüflerin eseri değildir. Yaratılışın delilleri evrenin pek çok noktasında açıkça görülürken, evrendeki kusursuz dengenin ve mükemmeliğin kör tesadüflerin eseri olduğunu iddia etmek büyük bir cahillikten başka bir şey değildir. Böylesine sapkın bir inanışa da ancak satanistler gibi, hastalıklı zihinleri olan kişiler sahip çıkabilir.<br />
Darwinist yaklaşımın sonucu olarak, satanistler tüm insanların eşit olduğuna inanmazlar. Onlara göre bazı insanlar zaman içinde diğerlerine göre daha fazla evrimleşmiş ve bazıları da evrim tablosunun alt basamaklarında kalmışlardır. Bu inanç, ilerleyen satırlarda da göreceğimiz gibi, satanizm ile faşizm arasında doğal bir yakınlığa neden olmuştur. Ancak satanizm faşizm gibi yalnızca toplumlar ve ırklar arasında bir farklılığı savunmakla kalmaz, aynı ırk ve toplum içinde de bazı insanların diğerlerine göre daha üstün olduğunu savunur. Buna göre kötülüğün gücünü kavramış ve buna inanmış olanlar diğerlerine göre daha üstündür ve onlara diledikleri gibi davranma hakkına sahiptirler.<br />
Tüm bu bilgilerin gösterdiği gibi satanizm, evrim teorisini merkezine yerleştirmiş ateist bir dindir. Evrim teorisi insanın bir hayvan türü olduğunu savunmakta, satanistler ise buna göre davranış ve düşünce kalıpları geliştirmektedirler. Evrim teorisini savunan biyologların, filozofların ve düşünürlerin kitaplarına baktığınızda, orada da yukarıda verdiğimiz satanist makalelerde yer alan cümleleri neredeyse birebir görebilirsiniz. Örneğin az önce alıntıladığımız satanist ifadelerin bir benzerlerini, Richard Dawkins, Stephen J. Gould, Daniel Dennett, Carl Sagan gibi Darwinist ve ateist düşünürlerin kitaplarında da bulmak mümkündür. Onlar da insanları bir tür gelişmiş hayvan, hayatı ise bir mücadele alanı olarak görmekte, ancak güçlü olanların ayakta kalabileceklerini ifade etmekte yani insanın doğasını satanistlerin kendilerini tanımladıkları şekilde açıklamaktadırlar.<br />
Örneğin &#8216;Meet My Cousin the Chimpanzee&#8217; (Kuzenim Şempanze ile Tanışın) başlıklı yazısında, ünlü evrimci Richard Dawkins uzun uzun insanların atasının maymunlar olduğu saçmalığını anlatır ve şunları söyler:<br />
Maymunlara benzediğimizi kabul ediyoruz, ancak gerçekte maymun olduğumuzun çoğu zaman farkında değiliz� Şempanzeleri, gorilleri ve orangutanları kendine dahil eden ama insanları dışarıda bırakan tek bir doğal sınıflandırma dahi yoktur� Kendimiz de dahil olmak üzere yaşayan tüm büyük maymunlar, aile-çocuk bağı ile birbirine bağlıdır.16</p>
<div><img class="resizeimage" style="max-width: 698px;" src="http://www.satanizmtehlikesi.com/res/85.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Satanistlerin cahil yorumlarından birisi de kötülüğün kendilerini güçlü kılacağına inanmalarıdır. Oysa kötülük hiçbir zaman insanı üstün kılmaz, tam tersine insanı içinden çıkılamaz felaketlerin içine iter.</p></div>
<p>Ateşli bir evrim savunucusu olan Stephen Jay Gould ise Darwin ve Sonrası adlı kitabında, &#8220;Acımasızlık, saldırganlık, kısaca genel kötülük, maymunsu atalarımızdan bize kalan prangalardır&#8221; düşüncesini savunur.17 Bir başka yazısında, insanlığın ve evrenin kör tesadüflerin eseri olduklarını şöyle iddia eder:<br />
Bugün buradayız, çünkü bir grup tuhaf balık yüzgeçlerini kara hayvanlarında olması gereken ayaklara çevirebilecek anatomiye sahiptiler; çünkü dünya buz çağında tam anlamı ile hiçbir zaman donmadı; çünkü bundan çeyrek milyon yıl önce Afrika&#8217;dan çıkan küçük ve zayıf canlılar bugüne kadar ayakta kalmayı başardırlar. Tüm bunlar için daha yüce cevaplar arayabiliriz, ama böyle bir cevap yoktur18<br />
Görüldüğü gibi bilim adına ortaya çıkan bu kişilerin öne sürdükleri bilim ve akıl dışı iddialar, satanizm gibi pek çok sapkın ideolojiye fikri zemin oluşturmaktadır. Bu kişiler ısrarla söz konusu çarpık düşünceleri savunarak, tüm insanlığı boyutları çok geniş çaplı felaketlerin içine sürüklemektedirler. Oysa evreni ve insanı Allah üstün bir sanat ile yaratmıştır. Her insan kendisini yaratan Allah&#8217;a karşı sorumludur. Bu apaçık bir gerçektir. Bu gerçekten kaçmaya çalışanlar, bunun için akılsızca yalanlar öne sürenler ise ölümleri ile birlikte ne kadar büyük bir hatanın içinde olduklarını kavrayacaklardır.</p>
<p>Satanistlerin hayal ettiği Sosyal Darwinist toplum<br />
Evrim teorisinin öngördüğü &#8220;insan bir hayvandır&#8221; sloganını felsefelerinin temeli olarak alan satanistler, insanların hayvanca yaşadığı ve davrandığı bir dünya kurma özlemi içindedirler. Satanizme göre ideal toplum düzeni tamamen Darwinist değerlerin hakim olduğu bir toplumdur. Hayal ettikleri bu dünyanın temel kuralı, &#8216;güçlüler zayıfları ezer&#8217; prensibidir. Satanizmin çarpık inancına göre her insan, varlığını devam ettirebilmek ve &#8216;yaşam mücadelesinde&#8217; başarılı olabilmek için kendini geliştirmek ve &#8216;evrimsel&#8217; olarak ilerletmek zorundadır. Bunu başaramayan kişi yalnız bırakılarak, yok olmaya terk edilmelidir. Aynı kural sosyal alanda da geçerlidir. Bunu başaramayan toplumlar, kültürler ve milletler de yok olmayı kabul etmelidirler. Tam anlamı ile Sosyal Darwinist bir ideoloji olan satanizme göre nüfus planlamasının en etkili yolu da zayıf olanların yok oluşunu kabullenmekle sağlanacaktır.19</p>
<div><img class="resizeimage" style="max-width: 698px;" src="http://www.satanizmtehlikesi.com/res/2.jpg" border="0" alt="" /></div>
<p>Şeytan Kilisesi rahiplerinden yazar Burton H. Wolfe 1976 yılında yayınlanan Şeytan İncili&#8217;nin önsözünde satanizmin hayat görüşünü şu şekilde açıklar:<br />
Satanizm küstah, bencil ve acımasız bir felsefedir. Bu felsefe, insanların doğuştan bencil ve şiddete eğilimli varlıklar olduğu, yaşamın Darwin&#8217;in &#8216;hayatta kalma mücadelesi&#8217;nden ibaret olduğu ve yalnızca en güçlülerin hayatta kaldığı fikrine dayalıdır. Yeryüzünün ise -şehirleşmiş toplumlar da dahil olmak üzere- balta girmemiş ormanlardakine benzer, bitmek bilmez bir rekabeti kazanmak için savaş verenler tarafından yönetilmesi gerektiği inancına dayanır.20<br />
Wolfe&#8217;un da söylediği gibi satanizmin öngördüğü hayat şekli &#8216;çatışmaya, rekabete, şiddete, bencilliğe, acımasızlığa&#8217; dayalıdır. Şeytan Kilisesi&#8217;nin &#8216;baş rahip&#8217;lerinden Peter H. Gilmore da bunu açıkça ifade eder:<br />
Günümüzde satanizmin gerçekte ne olduğuna birlikte bakalım: Elitizme (seçkinlerin iktidarına) ve Sosyal Darwinizm&#8217;e dayanan, yeteneklilerin akılsızlar üzerinde hakimiyetinin yeniden kurulmasını savunan&#8230; ve son iki bin yıldır insan türünün evrimini aksatmış olan &#8220;eşitlikçilik&#8221; efsanesini kökünden kaldırmayı isteyen acımasız bir din&#8230;21<br />
Peter Gilmore&#8217;un &#8217;son iki bin yıl&#8217;dan kastı, Hıristiyanlıktır. Hıristiyanlık öncesinde Avrupalı toplumlar putperest ya da ateist kültüre sahiptiler ve bu kültürlerin temel vasıflarından biri, insanların barbar, vahşi ve acımasız olmasıydı. Şefkat, merhamet, zayıflara yardım, insanlar arasında eşitlik ve adalet gibi İlahi dinlere ait olan ahlaki kavramlar, Hıristiyanlık vesilesiyle Avrupa toplumları tarafından öğrenildi. İşte satanistlerin amacı, &#8216;haklı olan güçlüdür&#8217; prensibine dayanan bu ahlaki kavramları tamamen ortadan kaldırmak ve bunun yerine &#8216;güçlü olan haklıdır&#8217; prensibine dayalı Sosyal Darwinist bir dünya kurmaktır.<br />
Nitekim Gilmore yazısının devamında bunu açıkça dile getirmekten çekinmez:</p>
<div><img class="resizeimage" style="max-width: 698px;" src="http://www.satanizmtehlikesi.com/res/95.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Satanist ahlak, fakirlere ve muhtaçlara yardım götüren her türlü programın sona ermesini gerektirir. Satanistlerin sapkın değerleri, zayıf olanın elimine edilmesini savunur.</p></div>
<p>Satanistler insanlığın toplumsal yapısını farklı katmanlara ayrılmış şekilde görürler, dolayısıyla her insan kendi doğasal yetenekleri (veya bunların yokluğu) sonucunda farklı bir yere gelir. En güçlülerin hayatta kalması prensibi (satanistler tarafından) toplumun her düzeyinde savunulur; bireylerin ayakta kalması veya kaybetmesinde olduğu gibi, kendilerini ayakta tutamayan milletlerin bunun sonuçlarına katlanmasında da. Her düzeyde yapılacak her türlü yardım, bir menfaat karşılığı olmalıdır. Bu sayede, yani zayıfların Sosyal Darwinizm&#8217;in sonuçlarına katlanmalarına izin verilmesiyle, dünya nüfusunda önemli bir azalma olacaktır. Nitekim doğa her zaman için kendi çocuklarını güçlendirmek ve gerekirse ortadan kaldırmak için harekete geçmiştir. Bu acıdır, ama dünyanın gerçeğidir&#8230;.22<br />
Gilmore&#8217;un bu makalesini yorumlayan Dr. Kristiansen, söz konusu ideolojinin pratikte uygulanması durumunda sosyal düzenin ve fakirlere ve yardıma muhtaç olanlara yardım götüren her türlü programın sona ereceğine dikkat çeker. Bu durumda yardım programlarının yerini, zengin ve güçlü olan bireylere amaçlarına ulaşabilmeleri için her türlü kolaylığın sağlanacağı uygulamalar alacaktır. Ve bu kurallara uymayan kişiler de uygun bir şekilde bu tavırlarının karşılığını alacak, örneğin toplumun önde gelenlerinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere çalışma kamplarında zorunlu işçi olarak kullanılacaklardır.23<br />
Görüldüğü gibi satanizm ve satanizmin en önemli fikri dayanağı olan Darwinizm&#8217;in önerdiği toplum modelleri insanlığı büyük bir felakete sürükleyecek modellerdir. Allah&#8217;ın insanlara emrettiği ve Kuran&#8217;da bildirilen ahlak ise, toplumları her zaman için refaha, huzura ve barışa götürecek bir ahlaktır. Kuran ahlakının yaşandığı toplumlarda düşkünler ve ihtiyaç içinde olanlar korunup kollanır, tüm insanlara eşit davranılır, mazlumun hakkı her zaman korunur.<br />
Günümüz satanizmi üzerinde büyük etkisi olan Aleister Crowley ise, kendisine şeytandan geldiğini iddia ettiği mesajlarda şunların bildirildiğini söylemiştir:</p>
<div><img class="resizeimage" style="max-width: 698px;" src="http://www.satanizmtehlikesi.com/res/68.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Satanistlerin de savundukları Sosyal Darwinizm, Thomas Malthus&#8217;un fikirlerinden etkilenmiştir. Malthus&#8217;un zalim ve acımasız anlayışı ise, fakirlere temizliği tavsiye etmek yerine tam tersi alışkanlıklara teşvik etmeyi, şehirlerde sokakları daha dar yapmayı, daha fazla insanı evlere doldurmayı ve insanlara veba bulaştırmayı öngörür.</p></div>
<p>Bırak benim hizmetçilerimin sayısı az ve gizli olsun, onlar daha çoklarını ve bilinenleri yönetecekler&#8230; Toplumun dışında kalanlar ve ayakta duramayanlarla bizim bir işimiz olamaz, bırak onları kendi acizlikleri içinde ölsünler. Onlara acıma&#8230; Düşene acı duyma! Onlar beni hiç ilgilendirmez. Ben onlar için değilim. Onlara destek olma, destek olanlardan ve destek olunanlardan nefret ederim.24<br />
Kısaca Şeytan Kilisesi şunu savunmaktadır: &#8220;Fakirlere, açlara, zayıflara yardım etmeyin, bırakın ölsünler. Bu, doğanın kuralıdır. Böylece nüfus azalır ve güçlüler daha fazla imkan elde ederler!&#8221; Satanist ideolojinin bu delice anlayışı ile kurulacak olan toplum düzeni vahşi bir orman hayatından farksız olacaktır.<br />
Bu zalim ve acımasız doktrin, aslında satanistlerin kendi buluşu değildir. Bu fikirleri ilk kez dile getiren kişi, 19. yüzyılda yaşamış olan İngiliz iktisatçı Thomas Malthus&#8217;tur. Malthus, &#8216;An Essay on the Principle of Population&#8217; (Nüfus Prensibi Üzerine Bir Deneme) adlı kitabında, dünya nüfusunun artışını engellemek için, &#8220;fakirleri ve zayıfları korumaktan vazgeçilmesi gerektiğini&#8221; savunmuştur. &#8216;Nazilerin Bilimsel Arka Planı&#8217; isimli makalede ise, Malthus&#8217;un popülasyon ile ilgili görüşleri ve 19. yüzyıl Avrupası&#8217;nın yöneticilerinin buna verdiği önem şöyle aktarılmaktadır:</p>
<div><img class="resizeimage" style="max-width: 698px;" src="http://www.satanizmtehlikesi.com/res/94.jpg" border="0" alt="" /></div>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.taylanbey.com/satanist-ve-satanizm-nedir-satanist-ve-satanizm-hakkinda-bilgi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sendika Nedir</title>
		<link>http://www.taylanbey.com/sendika-nedir.html</link>
		<comments>http://www.taylanbey.com/sendika-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Nov 2010 07:23:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Taylan Kızılkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[nedir]]></category>
		<category><![CDATA[sendika]]></category>
		<category><![CDATA[sendika nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.taylanbey.com/?p=15369</guid>
		<description><![CDATA[Sendika, çalışanların ortak hak ve çıkarlarını korumak, sorunlarını çözmek için kurulmuş ekonomik öğeler taşıyan, devlet, siyasi parti ve iktidar örgütlenmelerinden bağımsız örgütlerdir.
Sendikalar sanayi devrimi sonrası ortaya çıkan çalışanlarla işverenler arasındaki güç eşitsizliğini ortadan kaldırmak için oluşturulmaya başlamıştır. Sendikal yapılanma öncesi iş koşullarına itiraz, yardımlaşma dernekleri ve meslek sandıkları aracılığıyla olmuştur. Bugünkü anlamda sendikal örgütlenme ise önceleri belirli niteliğe sahip çalışanların oluşturduğu ve meslek sendikaları olarak tanımlanan bir yapıdan, sonraları niteliksiz işçilerinde yer aldığı genel sendikalara doğru bir evrim geçirmiştir.
Sendikal yapı, iş yeri temsilcilikleri temelinde şekillenmektedir. Şube ya da bölge merkezleri çatısı altında birleşen bu birimler en üstte Genel Merkez çatısı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.buzlu.org/images/2009/08/sendika.jpg" alt="sendika" />Sendika, çalışanların ortak hak ve çıkarlarını korumak, sorunlarını çözmek için kurulmuş ekonomik öğeler taşıyan, devlet, siyasi parti ve iktidar örgütlenmelerinden bağımsız örgütlerdir.</p>
<p>Sendikalar sanayi devrimi sonrası ortaya çıkan çalışanlarla işverenler arasındaki güç eşitsizliğini ortadan kaldırmak için oluşturulmaya başlamıştır. Sendikal yapılanma öncesi iş koşullarına itiraz, yardımlaşma dernekleri ve meslek sandıkları aracılığıyla olmuştur. Bugünkü anlamda sendikal örgütlenme ise önceleri belirli niteliğe sahip çalışanların oluşturduğu ve meslek sendikaları olarak tanımlanan bir yapıdan, sonraları niteliksiz işçilerinde yer aldığı genel sendikalara doğru bir evrim geçirmiştir.</p>
<p>Sendikal yapı, iş yeri temsilcilikleri temelinde şekillenmektedir. Şube ya da bölge merkezleri çatısı altında birleşen bu birimler en üstte Genel Merkez çatısı altında toplanmaktadır.</p>
<p>Sendika, çalışanların ortak hak ve çıkarlarını korumak, sorunlarını çözmek için kurulmuş ekonomik öğeler taşıyan, devlet, siyasi parti ve iktidar örgütlenmelerinden bağımsız örgütlerdir.Sendikalar sanayi devrimi sonrası ortaya çıkan çalışanlarla işverenler arasındaki güç eşitsizliğini ortadan kaldırmak için oluşturulmaya başlamıştır. Sendikal yapılanma öncesi iş koşullarına itiraz, yardımlaşma dernekleri ve meslek sandıkları aracılığıyla olmuştur. Bugünkü anlamda sendikal örgütlenme ise önceleri belirli niteliğe sahip çalışanların oluşturduğu ve meslek sendikaları olarak tanımlanan bir yapıdan, sonraları niteliksiz işçilerinde yer aldığı genel sendikalara doğru bir evrim geçirmiştir.Sendikal yapı, iş yeri temsilcilikleri temelinde şekillenmektedir. Şube ya da bölge merkezleri çatısı altında birleşen bu birimler en üstte Genel Merkez çatısı altında toplanmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.taylanbey.com/sendika-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>3G &#8211; 3G nedir</title>
		<link>http://www.taylanbey.com/3g-3g-nedir.html</link>
		<comments>http://www.taylanbey.com/3g-3g-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Oct 2009 15:38:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Taylan Kızılkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.taylanbey.com/?p=10928</guid>
		<description><![CDATA[3G (orijinal açılımı 3rd Generation), 3N ya da 3. Nesil, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği tarafından tanımlanan; GSM EDGE, UMTS, CDMA2000, DECT ve WiMAX teknolojilerini kapsayan bir standartlar ailesidir.
(Not: 3G&#8217;nin Açılımı 3 tane g olarak bilinmektedir. g&#8230; g&#8230; g&#8230; gibi, Yanlıştır.)
Verilen hizmetler arasında mobil kullanıcılar için geniş-alanda kablosuz telefon görüşmeleri, görüntülü aramalar ve kablosuz veri aktarımı vardır. 2G ve 2.5G hizmetleriyle karşılaştırıldığında, 3G eşzamanlı konuşma ve veri hizmetleriyle daha yüksek veri hızlarını (HSPA+ ile iniş yolunda 14.4 Mbit/s ve çıkış yolunda 5.8 Mbit/s&#8217;e ulaşan hızları) desteklemektedir. Bu sayede 3G ağları, ağ operatörlerinin daha geniş ve gelişmiş hizmetleri, geliştirilmiş spektral verimlilik sayesinde ulaşılan daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>3G (orijinal açılımı 3rd Generation), 3N ya da 3. Nesil, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği tarafından tanımlanan; GSM EDGE, UMTS, CDMA2000, DECT ve WiMAX teknolojilerini kapsayan bir standartlar ailesidir.</p>
<p>(Not: 3G&#8217;nin Açılımı 3 tane g olarak bilinmektedir. g&#8230; g&#8230; g&#8230; gibi, Yanlıştır.)</p>
<p>Verilen hizmetler arasında mobil kullanıcılar için geniş-alanda kablosuz telefon görüşmeleri, görüntülü aramalar ve kablosuz veri aktarımı vardır. 2G ve 2.5G hizmetleriyle karşılaştırıldığında, 3G eşzamanlı konuşma ve veri hizmetleriyle <span id="more-10928"></span>daha yüksek veri hızlarını (HSPA+ ile iniş yolunda 14.4 Mbit/s ve çıkış yolunda 5.8 Mbit/s&#8217;e ulaşan hızları) desteklemektedir. Bu sayede 3G ağları, ağ operatörlerinin daha geniş ve gelişmiş hizmetleri, geliştirilmiş spektral verimlilik sayesinde ulaşılan daha büyük ağ kapasitesiyle sunmalarını sağlar.</p>
<p>Uluslararası Telekomünikasyon Birliği üçüncü nesil (3G) mobil telefon standartlarını gelişimin hızlanması, bantgenişliğinin artması ve daha geniş uygulamaların desteklenmesi için tanımladı. Örneğin, GSM (şu anki en yaygın cep telefonu standardı) sadece ses değil, aynı zamanda 14.4 kbps hızlarında devre anahtarlamalı veri aktarımını destekler; ancak çokluortam uygulamalarının desteklenmesi için 3G&#8217;de paket anahtarlamalı verilerin daha iyi spektral verimlilikte ve daha yüksek hızlarda aktarılması gerekmektedir. Paket anahtarlaması sayesinde 3G sisteminde cihazlar bant genişliğini sadece veri alışverişi sırasında işgal ederler. Özet olarak, 3G&#8217;nin 2G&#8217;ye göre getirmiş olduğu en büyük yenilik, iletimin ses yerine veri odaklı olmasıdır.</p>
<p><strong>Tarihçe</strong></p>
<p>İlk ticari örnekleri Japonya&#8217;da 2001 yılında görülen bu teknoloji, 2003&#8242;ten itibaren Avrupa&#8217;da 3G kullanılmaya başlanmıştır. 3G hizmetleri Türkiye&#8217;de 2009 yılında kullanıma girmiştir.</p>
<p>7 Eylül 2007 tarihinde Telekomünikasyon Kurumu tarafından yapılan 3. Nesil lisans ihalesi, tek bir GSM operatörünün (Turkcell) katılması, diğer operatörlerin ise Numara taşınabilirliği olmadan ihaleye katılmayacaklarını belirtmeleri üzerine ihale iptal edilmiştir.</p>
<p>Yeni ihale 05.06.2008 tarihinde başlamıştır. Bu ihalede Turkcell 3 kanal, Avea ve Vodafone 2 kanal almıştır. 3G&#8217;nin Türkiye&#8217;de devreye girme tarihi 30 Temmuz 2009&#8242;dur.</p>
<p>Türkiye&#8217;de 3G&#8217;yi 81 ilde aynı anda başlatacak olan operatörler Turkcell ve Vodafone&#8217;dur.</p>
<p> <strong>Kullanılan Teknolojiler</strong></p>
<p>3G&#8217;de aynı 1G ve 2G gibi, hücresel bir ağ sistemi kullanılır.</p>
<p>3G teknolojilerine örnek olarak Universal Mobile Telecommunications System (yani Evrensel Mobil İletişim Sistemi) anlamına gelen UMTS verilebilir. Bunun yanında Kuzey Amerika&#8217;da kullanılan CDMA2000 ve Japonya&#8217;da Freedom of Mobile Multimedia Access (Mobil Çoklu Ortam Erişimine Özgürlük) anlamına gelen FOMA standardları da bir 3G teknolojisidir.</p>
<p>UMTS klasik frekans veya zaman çoklu iletişim (multiple access) tekniklerinden prensip olarak cok farklı olan kod çoklu iletişim CDMA (Code Division Multiple Access) teknolojisini kullanir. Bir çeşit dağınık frekans (spread spectrum) tekniği olan bu teknolojide kullanıcılar 5MHz genişligindeki aynı banttan haberleşirler. Her vericinin sinyali özgün bir yonga koduyla çarpılarak (bu kodun hızı 3.84Mchips/s) 5MHz genişliğindeki spektruma yayılır. Alıcı da bu spektruma yayılmış sinyali aynı yonga koduyla çarparak veriyi elde eder.</p>
<p><strong> Avantajları</strong></p>
<p>3G&#8217;nin getirmiş olduğu birçok yenilik vardır:</p>
<p>Mesajlaşma, internet erişimi ve yüksek hızda çoklu ortam haberleşme desteği<br />
Gelişmiş hizmet kalitesi<br />
Gelişmiş pil ömrü<br />
Konumlandırma hizmetlerinin sağlanması<br />
İşletim ve bakım kolaylığı<br />
Multimedya ve eğlence seçenekleri ile hızlı dosya,resim,müzik aktarımları olmaktadır.<br />
Mevcut şebekelerle birlikte çalışabilirlik, 2G’ye dolaşım sağlayabilme<br />
Mevcut şebekelere geriye doğru uyum sağlayabilme, düşük kurulum maliyeti<br />
Gelişmiş güvenlik yöntemleri sayesinde mobil ticarete ortam sağlayabilme<br />
Medya haberciliği açısında çekilen video görüntülerinin en hızlı bir şekilde haber merkezine yetiştirilmesi<br />
Son Kullanıcı açısında YouTube hesabınıza direk video gönderimi ve paylaşımı<br />
4 saatte indirilebilen 700 MB&#8217;lık Divx filmin 1 saatte indirilebilmesi (2 mbps hız)<br />
Görüntülü konuşmanın sağlanması.<br />
Mobil TV izleyebilme (Kupa maçları ve diziler gibi). </p>
<p><strong>Geliştirmeler</strong></p>
<p>İlk tasarımlarda işlemci hızı gerekliliğini düşük tutmak adına kullanılan basit algoritmalar yüzünden hız düşük kalmakta ve daha da kötüsü gidilen hıza göre değişebilmektedir. Bu soruna çözüm olması açısından HSDPA (İngilizce High Speed Downlink Packet Access, yani Yüksek Hızlı Veri Paketi İndirme İmkanı) ve HSUPA (İngilizce High Speed Uplink Packet Access, yani Yüksek Hızlı Veri Pakedi Yükleme İmkanı) teknolojileri üretilmiştir. Bu teknolojiler sayesinde ortalama transfer hızı gidilen hızdan bağımsız olarak indirme ve yüklemede saniyede 1 mbit civarlarında olmaktadır. Aynı ilk nesil 3G&#8217;de olduğu gibi, HSDPA da ilk Japonya&#8217;da kullanıma açılmıştır.</p>
<p><strong> Özellikler  <br />
 Veri hızları</strong> </p>
<p>ITU kullanıcıların 3G ekipmanlarından ve sağlayıcılarından bekleyebilecekleri veri hızları ile ilgili net bir tanımlama yapmamıştır. Bu nedenle 3G hizmetinden yararlanan kullanıcıların standarttaki hızların sağlamadığından bahsetmeleri mümkün değildir. Yorum olarak &#8220;IMT-2000&#8242;in daha yüksek aktarım hızları sağlaması beklenmektedir: sabit kullanıcılar için minimum 2 Mbit/s ve maksimum 14.4 Mbit/s, ve hareket eden bir araçtaki kullanıcılar için 348 kbit/s,&#8221;[1] denmiş olsa da ITU net bir şekilde minimum ya da ortalama hızlar ya da hangi arayüzlerin 3G olarak kalifiye olacağını belirtmemiştir, bu nedenler kullanıicıların genişbant hız beklentilerini sağlama amaçlı farklı hızlar 3G olarak sunulabilmektedir.</p>
<p><strong> Güvenlik</strong> </p>
<p>3G ağları 2G öncüllerinden daha yüksek düzeyde güvenlik sağlamaktadır. UE&#8217;nin bağlandığı ağı onaylamasını sağlayarak kullanıcının üzerinde olmak istediği ağda olduğu doğrulanmaktadır. 3G ağları eski A5/1 akım şifresi yerine KASUMİ blok kriptosu okullanmaktadır. Yine de KASUMİ şifresinin de bir takım zayıflıkları belirlenmiştir. &#8230;.</p>
<p>3G ağ altyapısının güvenliği dışında, uçtan uca güvenlik de İMS gibi uygulama çerçevelerine erişildiğinde sağlanmaktadır, ancak bu özellik kesin bir 3G özelliği değildir.</p>
<p><strong> Sorunlar</strong></p>
<p>3G dünya çapında kullanıcılara ulaştırılsa da bazı konular 3G sağlayıcıları ve kullanıcıları tarafından tartışılmaktadır:</p>
<p>Bazı alanlarda 3G hizmet lisanslarının yüksek giriş ücretleri<br />
Ülkeler arası lisanslama maddelerindeki farklılıklar<br />
Bazı telekomünikasyon şirketlerinin 3G yatırımı yapmalarını zorlaştıran borç durumları<br />
Finansal olarak zor durumdaki operatörlere az devlet desteği verilmesi<br />
3G telefon maliyetleri<br />
Bazı bölgelerdeki kapsama alanı darlığı<br />
Bazı ülkelerdeki yüksek 3G hizmet ücretleri<br />
Elle kullanılan bir cihazdan beklenen yüksek hızda hizmetler<br />
3G telefonların pil ömürleri</p>
<p><strong> 2G&#8217;den Evrimi</strong></p>
<p>2G teknolojisi veri aktarımından çok ses aktarımı üzerine odaklanmaktaydı. 3G teknolojisine evrimde ara geçişler söz konusudur.</p>
<p> <strong>2G&#8217;den 2.5G&#8217;ye geçiş (GPRS)</strong></p>
<p>Ana madde: GPRS</p>
<p>3G&#8217;ye geçişin ilk temelleri GPRS (Genel Paket Radyo Servisi) sayesinde olmuştur. Bazı operatörler bunu 2.5G teknolojisi olarak duyurmuşlardır.</p>
<p><strong>2.5G&#8217;den 2.75G&#8217;ye geçiş (EDGE)</strong></p>
<p>Ana madde: EDGE</p>
<p>GPRS teknolojisi 8PSK modülasyon sayesinde genişletilmiş ve EDGE (GSM Evrimi için Genişletilmiş Veri Aktarım Oranları) ortaya çıkmıştır. İlk olarak 2003 yılında ABD&#8217;de Cingular (şimdiki adı AT&amp;T) tarafından çıkarıldı. EDGE, 3G standartlarında yer alsa da çoğunlukla 2.75G olarak tanımlanmaktadır.</p>
<p><strong>4G&#8217;ye Evrimi</strong></p>
<p>3G, her ne kadar bant genişliğini verimli kullanmak ve &#8220;tıkanma&#8221;nın önüne geçmek için tasarlanmış olsa da radyo emisyonu için çok geliştirilmemiş algoritmalar kullanmaktadır. Bunun sonucu olarak 3G cihazlar gidilen hız ve ortam koşullarına göre veri transfer hızını değiştirirler:</p>
<p>0 ile 40 km/saat arasında, 3G&#8217;nin teorik hızı saniyede 2 mbit civarındadır.<br />
40 ile 120 km/saat arasında, 3G&#8217;nin veri alışveriş hızı saniyede 386 kbit&#8217;e geriler.<br />
Yaklaşık 360 km/saat hızın ötesine çıkılınca, 3G verinin aktarılmasında ciddi sorunlar yaşamaya başlayabilir!</p>
<p>Kullanılan modülasyon tekniği cep telefonlarında doğrusallığı yüksek RF güç yükselteçlerinin kullanilmasini zorunlu kılmıştır. Bu da genelde telefonun en çok akım çeken ve verimliliğinin pil ömrüne direkt etkisi olan güç yükselteçlerinin düşük verimle kullanılmasına ve özellikle ilk nesil telefonların pil ömürlerininin kısa olmasına neden olmuştur.</p>
<p>Buna ek olarak, 3G ile birlikte kullanılan frekans bandı 2100 / 2400 Mhz civarlarına çekilmiştir. 900 Mhz GSM standardıyla karşılaştırıldığında, bu değişiklik kapsama alanının dokuz kata kadar küçülmesi anlamına gelmektedir. Dolayısıyla şehirlerde binalar, açık alanlarda ise alanın büyüklüğü yüzünden 3G kapsama alanı dar kalmaktadır.</p>
<p>Bu iki sorunun çözümü için 4G teknolojisi planlanmaktadır.</p>
<p>4G, dördüncü nesil kablosuz telefon teknolojisidir. Diğer kablosuz telefon standartları gibi hücresel bir ağ sistemi kullanması ve üçüncü nesilde ortaya çıkan kapsama alanı sorunu başta olmak üzere bazı sorunları çözmesi beklenmektedir. Bağlantı hızı cep telefonlarında 100 Mbps , Wi-Fi networklerde 1Gbps&#8217;dir. Aynı zamanda bant genişliği, WiMaX bant genişliği ile aynı boydadır.</p>
<p>&#8216;4G&#8217;, İletişimler sisteminde, &#8216;dördüncü nesil&#8217; terimine ait bir ilintilendirmedir.Bir 4G sistemi, daha önceki nesillerden daha yüksek veri hızları temeline dayanan &#8220;herhangi bir zamanda, herhangi bir yerde&#8221;, ses, veriler ve akan çoklu kitle iletişimin kullanıcılara hizmet verebileceği, uçtan uca IP çözümü sağlayacaktır. 4G&#8217;nin ne olduğuna dair resmi bir tanımlama yapılmış olmasa da, 4G&#8217;ye ait tahmini hedefler, aşağıda yer aldığı şekilde özetlenebilir:</p>
<p>4G tamamıyla IP tabanlı, kablolu veya kablosuz bilgisayar,tüketici elektroniği,iletişim teknolojileri ve iç ve dış ortamlarda sırası ile servis kalitesi ve yüksek güvenliğiyle herhangi bir zamanda herhangi bir yerde her türlü ağ hizmetini tek bir noktada birleştirerek makul fiyat ve tek faturalandırmayla gerçekleştirecek, 100 Mbit/s ve 1 Gbit/s veri iletim kapasitesini sağlayabilen sistemlerin sistemi ve ağların ağı olmayı hedefleyen bir hizmettir.</p>
<p><strong>Kaynak: </strong><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/3G"><strong>http://tr.wikipedia.org/wiki/3G</strong></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.taylanbey.com/3g-3g-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>POP3 &#8211; POP3 nedir</title>
		<link>http://www.taylanbey.com/pop3-pop3-nedir.html</link>
		<comments>http://www.taylanbey.com/pop3-pop3-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Oct 2009 14:04:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Taylan Kızılkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.taylanbey.com/?p=10579</guid>
		<description><![CDATA[Bir e-posta iletişim protokolü &#8220;Post Office Protocol 3&#8243;
E-posta gönderilirken SMTP protokolü kullanılır. Söz konusu e-posta, e-posta sunucuları arasında aktarılırken de SMTP kullanılır. Tâ ki alıcı e-postayı okumak istediğinde bigisayarına indirmek için arkaplanda POP3 protokolü kullanılır. Yani, POP3, yalnızca e-postayı almak için ve son kullanıcılar tarafından kullanılır.
E-posta sunucusuyla iletişim sağlamak için genelde aşağıdaki bilgileri girmek gerekir:
Kullanıcı adı / user name / örn: example, example@example.com veya example%example.com tarzlarından biriyle belirtilir. Hangi tarzın kullanılacağı, sistem yöneticisine sorulmalıdır.
Şifre / password
Giden sunucu adresi / Outgoing mail server (SMTP) / E-posta hangi sunucu üzerinden gönderilecek, IP de belirtilebilir.
Gelen sunucu adresi / Incoming mail server (POP3) / [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bir e-posta iletişim protokolü &#8220;Post Office Protocol 3&#8243;</strong></p>
<p>E-posta gönderilirken SMTP protokolü kullanılır. Söz konusu e-posta, e-posta sunucuları arasında aktarılırken de SMTP kullanılır. Tâ ki alıcı e-postayı okumak istediğinde bigisayarına indirmek için arkaplanda POP3 protokolü kullanılır. Yani, POP3, yalnızca e-postayı almak için ve son kullanıcılar tarafından kullanılır.</p>
<p>E-posta sunucusuyla iletişim sağlamak için genelde aşağıdaki bilgileri girmek gerekir:<br />
Kullanıcı adı / user name / örn: example, <strong>example@example.com</strong> veya example%example.com tarzlarından biriyle belirtilir. Hangi tarzın kullanılacağı, <span id="more-10579"></span>sistem yöneticisine sorulmalıdır.</p>
<p>Şifre / password</p>
<p>Giden sunucu adresi / Outgoing mail server (SMTP) / E-posta hangi sunucu üzerinden gönderilecek, IP de belirtilebilir.</p>
<p>Gelen sunucu adresi / Incoming mail server (POP3) / E-postalar hangi sunucudan alınacak, IP de belirtilebilir.</p>
<p>Bağlantı Port numarası genellikle 110 olarak yapılandırılır.</p>
<p><strong>Kaynak: </strong><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/POP3"><strong>http://tr.wikipedia.org/wiki/POP3</strong></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.taylanbey.com/pop3-pop3-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Popmundo &#8211; Popmundo nedir</title>
		<link>http://www.taylanbey.com/popmundo-popmundo-nedir.html</link>
		<comments>http://www.taylanbey.com/popmundo-popmundo-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Oct 2009 14:00:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Taylan Kızılkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.taylanbey.com/?p=10576</guid>
		<description><![CDATA[Popmundo, internet üzerinde oynanan bir &#8220;rol yapma&#8221; oyunudur, oyuncular sanal müzik sanayisinde şöhrete kavuşmaya ve/veya tıp, itfaiyecilik gibi farklı kariyer dallarında ilerlemeye çalışırlar. Oyun gerçek zamanlı oynanır ve oyundaki karakter sürekli gelişmesini sürdürür.
Popmundo metin bazlıdır ve grafikleri ve sesi olan geleneksel bir bilgisayar oyunu değildir. Oyun hiçbir zaman bilgisayara karşı oynanmaz; ilişki kurulan her karakter dünyanın bir noktasında oyunu oynayan gerçek bir kişidir.
Oyun ilk kurulduğu zamanlarda tamamen müzik endüstrisi tabanlı iken artık işin içerisine evlilik, ebeveynlik, politika gibi kavramlar girmiş ve Popmundo, bir sanal hayat platformu halini almıştır.
Oyun
Oyunda ilerlemek için ilk olarak annenin sözlerini dinlemek gerekir. Bir yandan arkadaslar edinip, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Popmundo, internet üzerinde oynanan bir &#8220;rol yapma&#8221; oyunudur, oyuncular sanal müzik sanayisinde şöhrete kavuşmaya ve/veya tıp, itfaiyecilik gibi farklı kariyer dallarında ilerlemeye çalışırlar. Oyun gerçek zamanlı oynanır ve oyundaki karakter sürekli gelişmesini sürdürür.</p>
<p>Popmundo metin bazlıdır ve grafikleri ve sesi olan geleneksel bir bilgisayar oyunu değildir. Oyun hiçbir zaman bilgisayara karşı oynanmaz; ilişki kurulan her karakter dünyanın bir noktasında oyunu oynayan gerçek bir kişidir.</p>
<p>Oyun ilk kurulduğu zamanlarda tamamen müzik endüstrisi tabanlı iken artık işin içerisine evlilik, ebeveynlik, politika gibi kavramlar girmiş ve <span id="more-10576"></span>Popmundo, bir sanal hayat platformu halini almıştır.</p>
<p><strong>Oyun</strong></p>
<p>Oyunda ilerlemek için ilk olarak annenin sözlerini dinlemek gerekir. Bir yandan arkadaslar edinip, sosyal hayatlarını geliştirirken &#8220;çaylak&#8221;ların bir yandan da 18 farklı müzik çeşidinden oluşan müzik yelpazesinde kendilerine bir çeşit seçip grup kurmaları gerekmektedir. Bu grupla karakter dünyanın her yerinde konserler verebilir, albümler çıkarabilir, kısacası müzik dünyasında başarılı olma yönünde ilerleyebilir. Oyunda 56 günün sonu bir popmundo yılı olarak kabul edilir.</p>
<p>Oyunda işlere girerek para kazanıp, bankalara para yatırarak popmundo yılının sonunda faiz alabilirsiniz. Her hafta bir kere yapılan güncellemeler sonunda 1 ila 3 deneyim puanı alırsınız. Bu puanlarınızı moralinizi yükseltmek, sağlığınızı artırmak ya da üzerinde çalışmakta olduğunuz yeteneğe verebilirsiniz fakat en mantıklı hamle karakter sayfanızdaki becerileri geliştirmektir. Bunun faydasını uzun vadede görürsünüz.</p>
<p>Oyuna VIP üye olduğunuz vakit daha fazla para kazanacağınız CEO mesleğini seçebilirsiniz. Ayrıca VIP üyeler cep telefonlarıyla arkadaşlarını arayabilir, online alışveriş yapabilirler. VIP üyeler kolaylıkla kaliteli konser mekanlarını ve stüdyolarını ucuz fiyata bulma şansına sahiptirler ve kabileye katılıp kabile forumunda sohbet edebilirler. Ayrıca oyunda Suç Kariyeri de mevcuttur; bunların da yetenekleri vardır: Temel Suç, Hırsızlık, Yankesicilik, Zimmete Para geçirme, Kundakçılık, Hapishaneden Kaçma, Dükkan Hırsızlığı gibi.. Bunlara ek olarak bir suçlunun olmazsa olmazı gizliliktir. En iyi gizlilik yeteneği vahşi doğada hayatta kalmaktır Ayrıca bir suçlu oyunda gerçek hayatta (oyunda RL olarak adlandırılır) en fazla 50 gün ceza yiyebilir. Oyunda daha bilinmeyen çok şey vardır örneğin 9 ve 10mm silahlar dinamit lokumu gibi oyunda bulunması zor olan gizli eşyalar vardır.</p>
<p>Popmundo&#8217;nun en fazla üyeye sahip olduğu ülke Türkiye&#8217;dir. Türkiye&#8217;yi İstanbul, Ankara ve İzmir şehirleri temsil ediyor.</p>
<p>Oyunun İlkleri düşünüldüğünde ilk üyesi Jonas Holtenberg,Kurucusu Jonas Zapatero,İlk Annesi Kobe Tai,İlk diktatörü Melvin Stjärnblom,İlk zombisi Robert Zombie&#8217;dir.</p>
<p>Oyunun en zengin karakteri resmi olarak 1 000 000 000 US$ değerindeki parasıyla John Doyle&#8217;dir&#8230;</p>
<p><strong>Müzik Türleri</strong></p>
<p>Oyunda, sanatçı için seçilebilecek 17 müzik türü bulunmaktadır.</p>
<p>Afrika Müziği<br />
Blues<br />
Klasik Müzik<br />
Country &amp; Western<br />
Elektronika<br />
Flamenko<br />
Heavy Metal<br />
Hip Hop<br />
Caz<br />
Kwaito<br />
Latin Müzik<br />
Modern Rock<br />
Pop<br />
Punk Rock<br />
R&amp;B<br />
Reggae<br />
Rock<br />
World Music</p>
<p><strong>Kaynak: </strong><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Popmundo"><strong>http://tr.wikipedia.org/wiki/Popmundo</strong></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.taylanbey.com/popmundo-popmundo-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

<!-- Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: http://www.w3-edge.com/wordpress-plugins/

Minified using disk: basic
Page Caching using disk: enhanced
Database Caching 1/8 queries in 0.732 seconds using disk: basic
Object Caching 676/711 objects using disk: basic
Content Delivery Network via N/A

Served from: www.taylanbey.com @ 2012-02-10 10:53:51 -->
